Cevap kamu nedir

Adana Oto Kiralama Şirketleri Adana Rent A Car

2020.10.24 20:18 hdbilisim Adana Oto Kiralama Şirketleri Adana Rent A Car

Adana Oto Kiralama Şirketleri Adana Rent A Car

Adana Araç Kiralama

Adana oto kiralama firmaları; Adana'da araç kiralamak, en iyi araçları en iyi fiyatlarla almak demektir. Size piyasadaki en uygun fiyatlardan bazılarını sunduğumuzda, bu, daha düşük bir araç alacağınız anlamına gelmez. Adana oto kiralama şirketleri ile, mümkün olan en düşük fiyatlara en yüksek oranlı bir araba kiralayacağınıza güvenebilirsiniz. Aynı zamanda saatlik araç kiralama, günlük araç kiralama, haftalık araç kiralama, aylık araç kiralama kampanyalarımızdan faydalanabilirsiniz.

Adana oto kiralama şirketleri

Adana Mini Van Minibüs Kiralama

Bir grup veya aileyle seyahat ediyorsanız, bir yolcu minibüsü veya minivan kiralamayı düşünün. Çok sayıdaki van seçeneklerimizden birini kiraladığınızda, tek araçta 15 kişiye kadar güvenle taşıyabilirsiniz.

Adana Tek Yön Araç Kiralama

Adana'ya uçuyorsanız, ancak eve dönmeden önce başka bir şehre gitmeniz gerekiyorsa, tek yönlü bir araç kiralamayı düşünün. Tek yönlü bir kiralama ile, Adana'daki kiralık arabalarımızdan birini alıp ülke çapındaki herhangi bir Budget lokasyonuna iade edebilirsiniz.

Adana SUV Araç Kiralama

Hem yolcu hem de kargo alanı için yeterli miktarda Adana SUV'larından birini kiralayın.

Adana Uzun Dönem Araç Kiralama

Adana oto kiralama şirketi olarak uzun süreli araç kiralama alarak Adana'da uzun süreli konaklamalarda tasarruf edin. Uzun süreli bir araç kiralama ile, aracınızı kiraladığınız süre ne kadar uzun olursa, o kadar çok tasarruf edersiniz. Ve on bir aya kadar uzun vadeli kiralama alabilirsiniz!

Adana Lüks Araç Kiralama

Adana lüks araç kiralama iste r biraz kaslı bir araba isteyin, isterse sadece deri koltuklar ve fazladan diz mesafesi olsun, sizin için lüks bir aracımız var. Daha tatlı sürüşlerimiz arasında BMW, Mercedes, Chevrolet Corvette, Jaguar F-Type Coupe ve Dodge Charger bulunuyor.

Adana lüks araç kiralama

Adana Havaalanı Oto Kiralama

Adana havaalanı oto kiralama şirketleri ile Şakirpaşa havalimanında aracınız hazır olsun!

Adana şakirpaşa havaalanı oto kiralama şirketleri
Adana oto kiralam şirketi il kiralık aracı aldığınızda verimli bir şekilde dolaşmak için güvenilir ulaşımın olması önemlidir. Sakinleri bunu biliyor ve ziyaretçiler çok çabuk öğreniyor. Şehri ziyaret edenler için görülecek ve yapılacak çok şey var. Adana rent a car birkaç ilçeye bölünmüştür ve her birinde çeşitli turistik yerler, oteller ve restoranlar bulunmaktadır. Bir ilçeden diğerine taksiyle ulaşım, yolculuk başına kolayca 100 dolardan fazla tutabilir. Toplu taşıma daha ucuzdur, ancak o kadar fazla zaman alır ki ziyaretçiler genellikle seyahatlerinin çoğunu otobüs veya metroda geçirirler. Kişisel ulaşım ile gezi listesindeki her noktayı kontrol etmek mümkündür. Adana'da kiralık araç ile yolculuk zaman aldığından araç kiralamak önemlidir. Neyse ki, ziyaretçilerin GPS sistemli bir araba kiralama seçeneği var, bu nedenle Büyük Elma'da kaybolma konusunda endişelenmenize gerek yok.
Birlikte çalışmak için bir araba kiralama şirketi seçmek, göz korkutucu bir görev gibi görünebilir. Adana rent a car şirketleri yardım etmek için burada. Adana araba kiralama için internette arama yaparak saatler harcamanıza gerek yok. Böyle bir araştırma pek çok sonuç getirecek olsa da tüketici dostu bir firma ile çalışmak önemlidir. Adana araç kiralama firmaları, iyi bir araç seçimi ve aralarından seçim yapabileceğiniz en düşük fiyatlar sunmaktan gurur duyar. Sitenin basit arama aracı ile, istenen seyahat tarihleri ​​için hangi kiralık araçların müsait olduğunu görmek sadece birkaç saniye sürer. Birkaç basit fare tıklamasıyla rezervasyon yapılabilir. Adananın en iyi oto kiralama firması, uygun rezervasyon hizmeti sunmanın yanı sıra en iyi fiyatları sunuyor. Bazı rezervasyon siteleri ve kiralama şirketlerinin resmi Web sitelerinin çoğunun fiyatları daha yüksektir.
Bırakın Adana ucuz araç kiralama şirketi en iyi fırsatları bulmanın zor işiyle ilgilensin. Araç seçme konusunda yardım için, telefon, Skype veya canlı sohbet yoluyla dost canlısı bir personel ile iletişime geçin. Adana oto kiralama şirketleri arasında nazik ve hızlı hizmet sunmaktan gurur duyar. Tüm sorulara açığız, bu nedenle lütfen bir müşteri hizmetleri temsilcisiyle iletişime geçmekten çekinmeyin. Seyahat planlamak sıkıcı bir iş olduğundan, Adana rent a car güvenilir ulaşım bulmanın basit bir süreç olması gerektiğini düşünüyor. Yolcuların endişelenmesi gereken tek şey, hangi araç türünü seçecekleridir. Adana oto kiralama konusunda, müşterilere her tür araba, kamyon, SUV, kamyonet ve lüks araca erişim sağlar. Bütçesi kısıtlı ziyaretçiler için harika seçenekler olan birkaç yakıt dostu araç seçimi de vardır. Adana rent a car şirketi, müşterilerine en düşük kiralama fiyatları sunmanın yanı sıra ek indirimler de sunuyor. Büyük şirketler promosyon kuponları ve ücretsiz ürünler sunduklarında, Adana araba kiralama bunları bulur. Bu fırsatlar sitede sürdükleri sürece mevcuttur. Adanada araç kiralama arayarak zaman kaybetmek yerine, bırakın Adana oto kiralama şirketi işi sizin için yapsın.
Adana kiralık araba istasyonu, çok özel bir hizmet yelpazesine sahip bir Adananın en gelişmiş araç filosuna sahip şubesidir. Ayrıca sizin için küçük ve büyük kamyonlarımız var, örneğin bir Mercedes Vito. Rezervasyon sırasında yalnızca araç kategorisini garanti edebileceğimizi unutmayın.

Adana ucuz araba kiralama ve minibüs kiralama

Adana oto kiralama ile seyahat bütçenizi çeşitli şekillerde kaydedebilirsiniz. Adana Araç kiralama firması bir yandan yakıt tüketimi düşük araçlara büyük önem verirken, diğer yandan kiralama yaparken zaten tasarruf etme imkanına sahipsiniz. Örneğin rezervasyonunuzu çevrimiçi yaparsanız, her zaman en son fırsatlardan yararlanabilirsiniz. Ayrıca aracınızın tam kira bedelini peşin öderseniz de fiyat indirimi alacaksınız.

Adana'da minibüs araç kiralama

Büyük mobilya parçalarını taşımak isteyip istemediğinize veya ticari amaçla bir minibüse ihtiyacınız olduğuna bakılmaksızın: onu Adana oto kiralama ile bulacaksınız. Tabii ki, güçlü minibüsler hobiler ve eğlence için de idealdir. Bahçe işleri için büyük spor malzemeleri, malzemeleri veya aletleri için yeterli alan sunarlar. Çeşitli boyut sınıflarındaki panelvanlar ve Sprinters güvenilirdir ve sıkı bir bakım programına tabidir. Adana minibüs kiralama hakkında daha fazla bilgi edinin .

Adana minibüs vito kiralama

Çok çeşitli kiralık araçlar

Adana yeni 2021 model kiralık araçlar, her durum için ideal bir kiralık araca sahiptir. Örneğin, standart bir kiralık arabada en fazla beş kişi konaklayabilir. Ancak bir sonraki aile kutlaması veya iş arkadaşlarınızla bir gezi için dokuz kişiye kadar ağırlayabilen büyük bir minibüs kiralayabilirsiniz. Adana oto kiralama firmaları ile SUV'leri ve arazi araçları sağlam ve güçlüdür. Doğaya bir sonraki geziniz için ideal koşulları sunarlar. Kurumsal SUV'lar hakkında daha fazla bilgi edinin .
Türkiye' nin en büyük şehirlerinden biri olan Adana, modern, çok kültürlü metropollerden engebeli kayalık manzaralara, geniş ormanlar ve kuzey kıyılarında beyaz kumlu plajlara kadar çok çeşitli bölgesel spesiyaliteler sunmaktadır. İster bir şehir molası, ister uzun süreli bir rahatlama ve macera tatili planlamış olun: Adana Kiralık bir araba ile konaklamanızı özel bir deneyime dönüştürmek için tam konforun ve esnekliğin tadını çıkarabilirsiniz.

Adana'da ucuz kiralık araba bulmama nasıl yardımcı olabilirsiniz?

Adana'daki en iyi araç kiralama şirketlerinin tümü ile çalıştığımız için, sadece kendiniz için veya tüm aileniz için tek bir gün veya bütün bir ay için araba kiralayın, kiralamanızda size büyük tasarruflar sunabiliriz. Adana oto kiralama şirketleri üzerinden Adana'da araba kiralama ararken, aramanızı en ucuz arabaların ilk sırada görünmesi için sıralayabilirsiniz.

Adana içinde en iyi araç kiralama şirketleri hangileridir?

İnsanlar "en iyi" nin ne anlama geldiği konusunda hemfikir olmayabilir, ancak biz size doğru kararı vermeniz için bilmeniz gereken her şeyi anlatmak için buradayız.
Peki bir kiralamada aradığınız en önemli şey nedir? Tezgahta yardımcı hizmet? Havaalanında karşılama mı? Dolu ila Dolu yakıt politikası? Bakımlı, lekesiz bir araba mı? Yoksa en büyük faktör fiyat mı?
Aradığınız ne olursa olsun, tüm ayrıntıları Arama Sonuçları sayfamızda bulacaksınız. Başkalarının her şirketin iyi ve kötü yanları hakkında neler söylediğini öğrenmek için derecelendirmelere ve incelemelere göz atmayı unutmayın.
En iyi ipucu: Aramanızda ince ayar yapmak için Arama Sonuçları sayfamızdaki filtreleri kullanın, böylece yalnızca tüm kutuları gerçekten işaretleyen arabaları görürsünüz.

Ekonomi İlk İsmimizdir

En önemli önceliklerimizden biri, sunduğumuz her paketi müşterimizin tam ihtiyaçlarına göre ayarlamaktır. Her zaman ihtiyaçlarınıza göre deneyiminizi geliştirebilecek ve tatillerinizden veya iş seyahatinizden en iyi şekilde yararlanmanıza yardımcı olacak çeşitli seçenekler sunuyoruz.

Adana'da oto kiralama konusunda Güvenli Ve Kolay Rezervasyon Yapın

Akıllı rezervasyon motorumuz, ihtiyaçlarınıza uygun en iyi fiyatı, araba kategorisini, ekstraları, özel teklifleri ve indirimleri arar. Bugün yalnızca küçük bir ön ödeme ile güvenli bir şekilde çevrimiçi rezervasyon yaptırabilir ve geri kalanını masaya vardığınızda ödeyebilirsiniz!

Adana Şakirpaşa Havalimanı'nda araba kiralama Adana oto kiralama ile çok kolay.


Adana şakirpaşa havalimanı araç kiralama
Adana havaalanı oto kiralama konusunda güler yüzlü hizmet, yeni arabalar ve düşük fiyatlar günlük teklifimizin bir parçasıdır. İster iş ister eğlence için bir araba kiralamak isteyin, ister bir arabaya ister bir minibüse ihtiyacınız olsun, Adana oto kiralama sizin için Şakirpaşa Havalimanı kiralık araca sahiptir.
Adana oto kirakama, araç kiralama acentesi olan Adana rent a car airport hizmetinizde olmaktan mutluluk duyar. Her zaman yanınızda ehliyet, geçerli bir kredi kartı ve ek kimlik belgesi (yurt dışından kiralıyorsanız pasaport gibi) getirmeyi unutmayın.
Adana oto kiralama şirketi olarak, araç kiralamanın çevresel etkilerini anlıyoruz. Bu nedenle, bir sürdürülebilir geliştirme programını hevesle benimsedik ve Şakirpaşa airport sertifikalı taahhütlere sahip ilk araba kiralama şirketi olmaktan gurur duyuyoruz.

Kurumsal koronavirüs salgını sırasında oto kiralama faaliyete devam ediyor mu?

Evet. Kurumsal, kritik ulaşım ve kişisel mobilite ihtiyaçlarını karşılamak için mevcut olan temel bir hizmet oyuncusudur. Bir araca ihtiyaç duyanlara yardım etmek ve acil servisler, kamu hizmetleri, lojistikçiler ve yerel makamlar dahil olmak üzere ön saflarda müdahale ekiplerini malları, insanları taşıma çabalarında desteklemek için varız. ve bu küresel sağlık krizi sırasında temel hizmetler. Bağlı kalıyoruz ve dolaşmanıza yardımcı olmaya hazırız.

Mevcut kiralama süreci nasıl gidiyor?

Adana araba kiralamak için hem müşterileri hem de çalışanları korumak adına araç kiralama sürecimizi değiştirdik. adana oto kiralama acentesi içerisine müşteri akışını önlerken, sosyal mesafeye saygı duymak ve ihtiyaçlarınıza hızlı cevap vermek için müşterilerimize mümkün olduğunca acente otoparkında hizmet veriyoruz.
Tarifelerimiz, bir sonraki geziniz için ihtiyacınız olan her şeyi içerir. Arabayı bir gün, hafta sonu, bir hafta veya daha uzun süre kiralamak isteyip istemediğiniz önemli değil - bizimle iyi bir fiyat-performans oranı garanti edilmektedir. En sevdiğiniz saati, yeri ve aracı seçin ve rezervasyonunuzu çevrimiçi olarak kolayca tamamlayın. Stres yok ve gizli ücret yok.
Adana Ucuz Araç Kiralama
Adana Lüks Araç Kiralama
Adana Otomatik Vites Araç Kiralama
Adana Jeep Kiralama
Adana Minibüs Kiralama
Adana Şoförlü Araç Kiralama
Adana Vip Transfer
Adana Havaalanı Oto Kiralama Hizmeti
  • Aladağ otomatik vites araç kiralama Şirketi
  • Ceyhan otomatik vites araç kiralama Şirketi
  • Çukurova otomatik vites araç kiralama Şirketi
  • Feke otomatik vites araç kiralama Şirketi
  • İmamoğlu otomatik vites araç kiralama Şirketi
  • Karaisalı otomatik vites araç kiralama Şirketi
  • Karataş otomatik vites araç kiralama Şirketi
  • Kozan otomatik vites araç kiralama Şirketi
  • Pozantı otomatik vites araç kiralama Şirketi
  • Saimbeyli otomatik vites araç kiralama Şirketi
  • Sarıçam otomatik vites araç kiralama Şirketi
  • Seyhan otomatik vites araç kiralama Şirketi
  • Tufanbeyli otomatik vites araç kiralama Şirketi
  • Yumurtalık otomatik vites araç kiralama Şirketi
  • Yüreğir otomatik vites araç kiralama Şirketi
  • Aladağ Lüks Araç Kiralama Şirketi
  • Ceyhan Lüks Araç Kiralama Şirketi
  • Çukurova Lüks Araç Kiralama Şirketi
  • Feke Lüks Araç Kiralama Şirketi
  • İmamoğlu Lüks Araç Kiralama Şirketi
  • Karaisalı Lüks Araç Kiralama Şirketi
  • Karataş Lüks Araç Kiralama Şirketi
  • Kozan Lüks Araç Kiralama Şirketi
  • Pozantı Lüks Araç Kiralama Şirketi
  • Saimbeyli Lüks Araç Kiralama Şirketi
  • Sarıçam Lüks Araç Kiralama Şirketi
  • Seyhan Lüks Araç Kiralama Şirketi
  • Tufanbeyli Lüks Araç Kiralama Şirketi
  • Yumurtalık Lüks Araç Kiralama Şirketi
  • Yüreğir Lüks Araç Kiralama Şirketi
  • Aladağ Ucuz Oto Kiralama Şirketi
  • Ceyhan Ucuz Oto Kiralama Şirketi
  • Çukurova Ucuz Oto Kiralama Şirketi
  • Feke Ucuz Oto Kiralama Şirketi
  • İmamoğlu Ucuz Oto Kiralama Şirketi
  • Karaisalı Ucuz Oto Kiralama Şirketi
  • Karataş Ucuz Oto Kiralama Şirketi
  • Kozan Ucuz Oto Kiralama Şirketi
  • Pozantı Ucuz Oto Kiralama Şirketi
  • Saimbeyli Ucuz Oto Kiralama Şirketi
  • Sarıçam Ucuz Oto Kiralama Şirketi
  • Seyhan Ucuz Oto Kiralama Şirketi
  • Tufanbeyli Ucuz Oto Kiralama Şirketi
  • Yumurtalık Ucuz Oto Kiralama Şirketi
  • Yüreğir Ucuz Oto Kiralama Şirketi
  • Aladağ Havaalanı Oto Kiralama Şirketi
  • Ceyhan Havaalanı Oto Kiralama Şirketi
  • Çukurova Havaalanı Oto Kiralama Şirketi
  • Feke Havaalanı Oto Kiralama Şirketi
  • İmamoğlu Havaalanı Oto Kiralama Şirketi
  • Karaisalı Havaalanı Oto Kiralama Şirketi
  • Karataş Havaalanı Oto Kiralama Şirketi
  • Kozan Havaalanı Oto Kiralama Şirketi
  • Pozantı Havaalanı Oto Kiralama Şirketi
  • Saimbeyli Havaalanı Oto Kiralama Şirketi
  • Sarıçam Havaalanı Oto Kiralama Şirketi
  • Seyhan Havaalanı Oto Kiralama Şirketi
  • Tufanbeyli Havaalanı Oto Kiralama Şirketi
  • Yumurtalık Havaalanı Oto Kiralama Şirketi
  • Yüreğir Havaalanı Oto Kiralama Şirketi
  • Aladağ Havaalanı Transfer Şirketi
  • Ceyhan Havaalanı Transfer Şirketi
  • Çukurova Havaalanı Transfer Şirketi
  • Feke Havaalanı Transfer Şirketi
  • İmamoğlu Havaalanı Transfer Şirketi
  • Karaisalı Havaalanı Transfer Şirketi
  • Karataş Havaalanı Transfer Şirketi
  • Kozan Havaalanı Transfer Şirketi
  • Pozantı Havaalanı Transfer Şirketi
  • Saimbeyli Havaalanı Transfer Şirketi
  • Sarıçam Havaalanı Transfer Şirketi
  • Seyhan Havaalanı Transfer Şirketi
  • Tufanbeyli Havaalanı Transfer Şirketi
  • Yumurtalık Havaalanı Transfer Şirketi
  • Yüreğir Havaalanı Transfer Şirketi
  • Aladağ minibüs kiralama firması
  • Ceyhan minibüs kiralama firması
  • Çukurova minibüs kiralama firması
  • Feke minibüs kiralama firması
  • İmamoğlu minibüs kiralama firması
  • Karaisalı minibüs kiralama firması
  • Karataş minibüs kiralama firması
  • Kozan minibüs kiralama firması
  • Pozantı minibüs kiralama firması
  • Saimbeyli minibüs kiralama firması
  • Sarıçam minibüs kiralama firması
  • Seyhan minibüs kiralama firması
  • Tufanbeyli minibüs kiralama firması
  • Yumurtalık minibüs kiralama firması
  • Yüreğir minibüs kiralama firması
  • Aladağ SUV Jeep Kiralama Hizmeti
  • Ceyhan SUV Jeep Kiralama Hizmeti
  • Çukurova SUV Jeep Kiralama Hizmeti
  • Feke SUV Jeep Kiralama Hizmeti
  • İmamoğlu SUV Jeep Kiralama Hizmeti
  • Karaisalı SUV Jeep Kiralama Hizmeti
  • Karataş SUV Jeep Kiralama Hizmeti
  • Kozan SUV Jeep Kiralama Hizmeti
  • Pozantı SUV Jeep Kiralama Hizmeti
  • Saimbeyli SUV Jeep Kiralama Hizmeti
  • Sarıçam SUV Jeep Kiralama Hizmeti
  • Seyhan SUV Jeep Kiralama Hizmeti
  • Tufanbeyli SUV Jeep Kiralama Hizmeti
  • Yumurtalık SUV Jeep Kiralama Hizmeti
  • Yüreğir SUV Jeep Kiralama Hizmeti
  • Aladağ Şoförlü Araç Kiralama Hizmeti
  • Ceyhan Şoförlü Araç Kiralama Hizmeti
  • Çukurova Şoförlü Araç Kiralama Hizmeti
  • Feke Şoförlü Araç Kiralama Hizmeti
  • İmamoğlu Şoförlü Araç Kiralama Hizmeti
  • Karaisalı Şoförlü Araç Kiralama Hizmeti
  • Karataş Şoförlü Araç Kiralama Hizmeti
  • Kozan Şoförlü Araç Kiralama Hizmeti
  • Pozantı Şoförlü Araç Kiralama Hizmeti
  • Saimbeyli Şoförlü Araç Kiralama Hizmeti
  • Sarıçam Şoförlü Araç Kiralama Hizmeti
  • Seyhan Şoförlü Araç Kiralama Hizmeti
  • Tufanbeyli Şoförlü Araç Kiralama Hizmeti
  • Yumurtalık Şoförlü Araç Kiralama Hizmeti
  • Yüreğir Şoförlü Araç Kiralama Hizmeti
  • Aladağ Vip Araç Kiralama Hizmeti
  • Ceyhan Vip Araç Kiralama Hizmeti
  • Çukurova Vip Araç Kiralama Hizmeti
  • Feke Vip Araç Kiralama Hizmeti
  • İmamoğlu Vip Araç Kiralama Hizmeti
  • Karaisalı Vip Araç Kiralama Hizmeti
  • Karataş Vip Araç Kiralama Hizmeti
  • Kozan Vip Araç Kiralama Hizmeti
  • Pozantı Vip Araç Kiralama Hizmeti
  • Saimbeyli Vip Araç Kiralama Hizmeti
  • Sarıçam Vip Araç Kiralama Hizmeti
  • Seyhan Vip Araç Kiralama Hizmeti
  • Tufanbeyli Vip Araç Kiralama Hizmeti
  • Yumurtalık Vip Araç Kiralama Hizmeti
  • Yüreğir Vip Araç Kiralama Hizmeti

Adana kiralık Citroen Elysee Benzinli Manuel fiyatları

Adana Peugeot 301 Benzin Manuel kiralama fiyatları

Adana kiralık Fiat Linea Dizel Manuel fiyatları

Adana Citroen Elysee Dizel Manuel kiralama fiyatları

Adana Peugeot 301 Dizel Manuel kiralama fiyatları

Adana Dacia Duster Dizel Manuel kiralama fiyatları

Adana kiralık aile aracı Dacia Lodgy Dizel Manuel 5 Kişilik kiralama fiyatları

Adana kiralık Hyundai Accent Blue Dizel Otomatik kiralama fiyatları

Adana kiralık Renault Megane Dizel Otomatik fiyatları

Adana kiralık Fiat Linea Benzin Manuel fiyatları

Adana Dacia Duster Otomatik Dizel araç kiralama fiyatları

Adana kiralık Dacia Lodgy Dizel Manuel 7 Kişilik aile aracı kiralama

Adana kiralık Peugeot 3008 Dizel Otomatik kiralama fiyatı

Adana kiralık Renault Symbol Dizel Manuel fiyatları

Adana Renault Clio HB Benzinli Manuel kiralama fiyatları

Adana kiralık Renault Symbol Benzin Manuel fiyatları

Adana kiralık araç Dacia Sandero Benzin Manuel kiralama fiyatları

Adana kiralık Fiat Egea Dizel Manuel kiralama fiyatları

Adana kiralık Fiat Fiorino Dizel Manuel kiralama fiyatları

Adana kiralık Citroen C3 Benzin Otomatik kiralama fiyatları

Adana kiralık Volkswagen Passat Dizel Otomatik araç kiralama fiyatları

Adana kiralık Peugeot 5008 Dizel Otomatik 7 Kişilik araç kiralama fiyatları

Adana kiralık BMW 3.20 Dizel Otomatik araç kiralama fiyatları

Adana kiralık BMW 5.20İ Benzin Otomatik oto kiralama fiyatları

submitted by hdbilisim to u/hdbilisim [link] [comments]


2020.09.08 11:52 acarosgb İş Güvenliği Kanunu - İş Güvenliği Nedir? Acar OSGB

İş Güvenliği Kanunu

İş güvenliği kanunu, işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliği sağlanması, mevcut sağlık ve güvenlik şartlarının iyileştirilmesi için işveren ve çalışanların görev, yetki, sorumluluk, hak ve yükümlülüklerini düzenlemektir.
İş güvenliği kanunu, kamu ve özel sektörlere ait olan tüm işlere ve işyerlerine, bu işyerlerinin işveren, işveren vekilleri, çırak ve stajyerler de dahil olarak tüm çalışanlara faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanmaktadır.
Bazı faaliyetlerde bulunan kişilere bu kanun uygulanmaz; Kanunun uygulanmayacak olan faaliyetleri… Makalenin devamını okumak için buradan erişebilirsiniz: https://www.acarosgb.com.tis-guvenligi-kanunu/

İş Güvenliği Nedir?

İş güvenliği nedir sorusu için, çalışan personellerin iş kazalarını önlemek amacı ile güvenli çalışma ortamı oluşturmak için alınması gereken önlemlerin ve tedbirlerin uygulanmasına iş güvenliği denir diyerek kısa ve net cevap verebiliriz. İş güvenliği hakkında detaylı bilgi almak için buradan makalemizi okuyabilirsiniz: https://www.acarosgb.com.tis-guvenligi-kanunu/#is-guvenligi-nedir
submitted by acarosgb to u/acarosgb [link] [comments]


2020.08.25 19:17 Ahmetcaann Kentsel Dönüşümde Müteahhitten Daire Satın Alan Tüketici Ödediği Tapu Harcını Dava Yoluyla Geri Alabilir.

Kentsel Dönüşümde Müteahhitten Daire Satın Alan Tüketici Ödediği Tapu Harcını Dava Yoluyla Geri Alabilir. Av.Ahmet Can mail:[email protected] Kentsel Dönüşüm Sürecinde Yeniden İnşa Edilen Gayrimenkullerin Satışında Ödenen Tapu Harcı, Noter Harcı, Belediyelerce Alınan Ücret Ve Harçlar, Veraset Ve İntikal Vergisi, Döner Sermaye Ücreti Ve Vergileri Dava Yoluyla Geri Alınabilir. Kentsel Dönüşüm Sürecinde gayrimenkul alan tüketicilerden tapu harçları noter harcı, döner sermaye ücreti gibi birçok harç ve ücret alınmaktadır. Halbuki, bu Kanunun amacı; afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde, fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etmek üzere iyileştirme, tasfiye ve yenilemelerin yapılmasıdır. Zaten kanun, yönetmelikler de bir anlamda riskli yapıyı malik, kiracı veya sınırlı ayni hak sahibi olmaksızın kullananlara yardım ve teşvik etmek amacıyla çıkarılmıştır. Bu konuda bu teşvik ve yardım amacına uygun olarak 10 Aralık 2018 tarihinde yayımlanan 30621 No’lu Resmi Gazete’de yayımlanan 7153 Sayılı Çevre Kanunu Ve Bazı Kanunlarda Deği̇şi̇kli̇k Yapılmasına Dai̇r Kanunun 24.maddesiyle 6306 sayılı Afet Ri̇ski̇ Altındaki Alanların Dönüştürülmesi̇ Hakkında Kanun’un 7. maddesinin 9. fıkrası değiştirilmiştir. Buna göre, Afet Ri̇ski̇ Altındaki̇ Alanların Dönüştürülmesi̇ Hakkında Kanun uyarınca yapılacak olan ve Bakanlık, TOKİ, İller Bankası Anonim Şirketi, İdare ve dönüşüme konu yapıların inşası işini yüklenen müteahhit ile malik ve en az bir yıldır kiracı veya sınırlı ayni hak sahibi olarak riskli yapıyı kullanan gerçek kişiler veya özel hukuk tüzel kişilerinden birinin taraf olduğu; a) Bu Kanun kapsamındaki yapıların dönüşüme tabi tutulmadan önce ilk satışı, devri, tescili ve ipotek tesis edilmesi işlemleri ile bu Kanun kapsamında yapılacak uygulamalar neticesinde meydana gelen yeni yapıların malik, işi yüklenen müteahhit ve en az bir yıldır kiracı veya sınırlı ayni hak sahibi olarak riskli yapıyı kullanan gerçek kişiler veya özel hukuk tüzel kişilerine ilk satışı, devri, tescili ve ipotek tesis edilmesi işlemleri, b) Bu Kanun kapsamındaki bir yapıdan dolayı, bu Kanun kapsamındaki parsellerde veya alanlarda veya söz konusu parsel ve alanların dışındaki parsellerde yeni bir yapı yapılması ya da mevcut bir yapının satın alınması veya ipotek tesis edilmesi işlemleri, c) Kanun kapsamında yapılacak uygulamalar neticesinde meydana gelen yeni yapıların işi yüklenen müteahhit, Bakanlık, TOKİ, İller Bankası Anonim Şirketi, İdare ve bunların iştirakleri tarafından gerçekleştirilecek ilk satışı, devri, tescili ve ipotek tesis edilmesi işlemleri, ile bu bentlerde belirtilen yapıların dönüşümüne ilişkin olarak Kanun uyarınca yapılacak diğer işlemler noter harcı, tapu harcı, belediyelerce alınan ücret ve harçlardan, veraset ve intikal vergisi, döner sermaye ücreti ve diğer ücretlerden, bu işlemler nedeniyle düzenlenecek kâğıtlar, resmî dairelerin mal ve hizmet alımlarına ilişkin ödemeler sebebiyle düzenlenen kâğıtlar da dahil olmak üzere damga vergisinden, bu Kanun kapsamındaki yapıların maliklerine ve malik olmasalar bile bu yapılarda kiracı veya sınırlı ayni hak sahibi olarak en az bir yıldır ikamet ettiği veya bunlarda işyeri bulunduğu tespit edilenlere bu amaçlarla kullandırılan krediler dolayısıyla lehe alınacak paralar, banka ve sigorta muameleleri vergisinden istisnadır. Bu Kanun kapsamındaki iş, işlem ve uygulamalar, Bakanlık, TOKİ, İller Bankası Anonim Şirketi ve İdarenin, sermayesinin yarısından fazlasına sahip oldukları şirketleri tarafından yürütülüyor ise, bu şirketlerce yapılan iş, işlem ve uygulamalarda da bu fıkrada belirtilen vergi, harç ve ücret muafiyetleri uygulanır. Kentsel dönüşümü teşvik için kanun çıkarılmasına rağmen Tapu Müdürlükleri ve Vergi Daireleri gibi kamu kurumlarının bu teşvik kanununa uymaması haksız ve hukuka aykırıdır. Bunun için tek yol idari başvuru ve idari yargı yoluna müracaat kalmaktadır. Kimler Tapu Harcı İadesi Alabilir? Kentsel dönüşüm bölgesinde: a-) müteahhitlerden daire satın alan tüketiciler, b-) kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile arsalarını müteahhitlere vermiş mülk sahipleri, c-) İnşaatı yapan müteahhitler, bu kapsamda haksız ve yersiz ödenmiş olan tapu harcını ve vergilerini iade alabilirler. Kentsel Dönüşümde tapu harcının iadesine ilişkin emsal kararlar şunlardır: İstanbul Bölge İdare Mahkemesi̇ 5. Vergi̇ Dava Dai̇resi̇ E. 2017/327 K. 2017/2689 T. 12.7.2017 İzmi̇r Bölge İdare Mahkemesi̇ 3. Vergi̇ Dava Dai̇resi̇ E. 2017/1023 K. 2017/978 T. 20.6.2017 İstanbul Bölge İdare Mahkemesi̇ 5. Vergi̇ Dava Dai̇resi̇ E. 2017/1845 K. 2017/2078 T. 31.5.2017 İstanbul Bölge İdare Mahkemesi̇ 5. Vergi̇ Dava Dai̇resi̇ E. 2017/598 K. 2017/581 T. 21.3.2017 İstanbul 5. Vergi̇ Mahkemesi̇ Esas No: 2016/2545 Karar No: 2016/2768 Karar Tari̇hi̇: 21.12.2016 İstanbul Bölge İdare Mahkemesi̇ 5. Vergi̇ Dava Dai̇resi̇ E. 2016/2321 K. 2017/5 T. 5.1.2017 İstanbul Bölge İdare Mahkemesi̇ 5. Vergi̇ Dava Dai̇resi̇ E. 2017/1073 K. 2017/2674 T. 11.7.2017 İstanbul Bölge İdare Mahkemesi̇ 5. Vergi̇ Dava Dai̇resi̇ E. 2017/903 K. 2017/2672 T. 11.7.2017 Bundan sonra ne yapmak gerekir? Bu kararlarda da görüldüğü üzere artık, kentsel dönüşüm kapsamında müteahhit veya arsa sahibinden ev satın alan tüketicilerden, kentsel dönüşüm alanında bina yapan müteahhitlerden, kat karşılığı inşaat sözleşmesiyle müteahhide arsasını veren mülk sahiplerinden tahsil edilen noter harcı, tapu harcı, belediyelerce alınan ücret ve harçların, veraset ve intikal vergisi, döner sermaye ücreti dava yoluyla geri alabilirler. Kentsel dönüşüm kapsamında müteahhit veya arsa sahibinden ev satın alan tüketicilerden, kentsel dönüşüm alanında bina yapan müteahhitlerden, kat karşılığı inşaat sözleşmesiyle müteahhide arsasını veren mülk sahiplerinden tahsil edilen ev satın alan tüketicilerden tahsil edilen noter harcı, tapu harcı, belediyelerce alınan ücret ve harçların, veraset ve intikal vergisi, döner sermaye ücreti vergi hatası denilen kavram içerisinde değerlendirilebilecek bir husustur. Peki nedir vergi hatası? Vergi hatası, vergi ile ilgili hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınmasıdır. Zamanaşımı Süresi Nedir? Ne Kadardır? Vergi hatası iddiasıyla verilecek olan düzeltme talebini içeren dilekçe, vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak 5 yıl içinde verilebilir. Bu noktada bir örnek vermek gerekirse, Kentsel dönüşümden 2015 yılında ev satın alan tüketicilerden tahsil edilen tapu harcı için zamanaşımı 01.01.2015 yılında başlar. 31.12.2020 tarihinde de sona erer. O halde 2015 yılında meydana gelen bir haksız ve yersiz alınan bir tapu harcı için 31.12.2020 tarihine kadar vergi hatası müracaatı yapılabilir. Bunun için 5 yıl içinde aşağıdaki belirteceğimiz yolla dava sürecini başlatmak mümkündür. Ödenen Tapu Harcı Nasıl Alınacak? Bu işlemi üç aşamada yapılır. Birinci aşama, (buna itiraz aşaması diyebiliriz) vergi hatası düzeltme işlemi şahıs/şirket tarafından Vergi Dairesine teslim edilen yazılı bir dilekçe ile başlar. Bu dilekçeye şu evraklar eklenmelidir: a) Vergi Tahsil Alındısı b) Tapu Fotokopisi c) Riskli Yapı Belgesi d) Riskli Yapı Muafiyet Belgesi e) Sözleşme Örneği Bu dilekçede bir şekil noksanlığı olsa da, vergi hatasını düzeltme talebi geçersiz olmaz. Düzeltme talep dilekçeleri şahıs/şirket tarafından elden vergi dairesine verilebileceği gibi posta ile taahhütlü olarak da gönderilebilir. Postaya verildiği tarih müracaat tarihi olarak kabul edilir. Müracaat sonucunda, Vergi Dairesince tereddüde imkan vermeyecek derecede açık bir vergi hatası tespit edilirse, Vergi dairesince vergi hatası kendiliğinden düzeltilebilir ve başvuran şahıs/şirket lehine kesilen vergi nakden iade edilebilir. Düzeltme işlemi, uygun görülmeyen durumda ise red cevabı, başvuran şahıs/şirkete yazı ile tebliğ edilir. 60 gün içinde hiçbir şekilde cevap verilmemişse, bu durumda 60 günün sonunda başvuru reddedilmiş sayılır. Böylece birinci aşama tamamlanmış olur. İkinci aşamada (buna şikayet aşaması diyebiliriz), Vergi Dairesinin red cevabının tebliğ edildiği tarihten itibaren başvuran şahıs/şirketin şikayet yoluyla Maliye Bakanlığı’na yazılı olarak bir dilekçe ile müracaat etmesi gerekir. Şikayet yoluyla düzeltme talebi üzerine Maliye Bakanlığı şahıs/şirketin düzeltme talebini değerlendirerek düzeltme yapılması gerektiği sonucuna ulaşırsa, düzeltme işlemlerinin yapılması için Vergi Dairesi’ne durumu yazı ile bildirir. Bu aşamada da başvuran şahıs/şirket lehine kesilen vergi nakden iade edilebilir. Şikayet yoluyla düzeltme talebi, uygun görülmeyen durumda ise red cevabı, başvuran şahıs/şirkete yazı ile tebliğ edilir. 60 gün içinde hiçbir şekilde cevap verilmemiş ise, bu durumda 60 günün sonunda başvuru reddedilmiş sayılır. Böylece ikinci aşama şikayet aşaması da tamamlanmış olur. Üçüncü aşamada (buna dava aşaması diyebiliriz), Maliye Bakanlığı’nın red cevabının tebliğ edildiği tarihten itibaren şahıs/şirket, dava açma süresi olan 30 gün içinde bir dilekçe ile Vergi Mahkemesinde dava açması gerekir. Yetkili ve görevli mahkeme: Düzeltilmesi istenen ve haksız ve fazla kesilen Kentsel dönüşümden ev satın alan tüketicilerden tahsil edilen noter harcı, tapu harcı, belediyelerce alınan ücret ve harçların, veraset ve intikal vergisi, döner sermaye ücretini tarh eden ve tahakkuk ettiren vergi dairesinin bulunduğu yerdeki vergi mahkemesidir. İstanbul’da İstanbul Vergi Mahkemeleri, Ankara’da Ankara Vergi Mahkemeleri, İzmir’de İzmir Vergi Mahkemeleri yetkili ve görevlidir. Bu son aşamada da Vergi Mahkemesi, haksız, fazla ve yersiz kesilen vergide vergi hatası yapıldığına karar verirse, başvuran davacı şahıs/şirket lehine fazla ve yersiz kesilen vergi nakden yasal faiziyle birlikte iade edilir. Mahkeme kararına rağmen Vergi Dairesi Tapu Harcını İade Etmezse Ne Olacak? Bu durumda Vergi Dairesine hesap numarası bildirilir ve 30 günlük süre içinde yatırması beklenir. 30 gün sonunda Vergi Mahkemesinin kararı ibraz edilerek ilamlı icra yoluyla icra takibi başlatılabilir. Detaylı bilgi bu yazımızda da mevcuttur; Kentsel Dönüşüm Sonucu Edilen Gayrimenkullerin Alımında Ve Satışında Ödenen Tapu Harcı Ve Vergiler Dava Yoluyla Geri Alınabilir. #kentsel #dönüşüm #dava #vergi #tapu #harcı #iade
Kentsel Dönüşüm Tapu Harcı İadesi Emsal Mahkeme Kararımız:
submitted by Ahmetcaann to u/Ahmetcaann [link] [comments]


2020.08.21 08:42 acarosgb İş Güvenliği Nedir? - İş Güvenliği Kanunu - Acar OSGB

İş Güvenliği Nedir?

Çalışan personel/işçilerin iş kazalarını önlemek amacıyla güvenli çalışma ortamı oluşması için alınması gereken tedbirlere iş güvenliği denir. Bu kısa metinle iş güvenliği nedir sorusuna yeterli miktarda cevap vermiş olmaktayız.
Meslek hastalıkları, iş kazaları ve dolayısıyla çalışma ve iş güvenliği, gerek insani ve toplumsal açıdan da ve aynı zamanda ekonomik olarak çok önemli problemdir. Yazımızın devamına buradan ulaşabilirsiniz: https://www.acarosgb.com.tis-guvenligi-kanunu/ https://www.acarosgb.com.tis-guvenligi/

İş Güvenliği Kanunu

İş Güvenliği Kanunu ve resmi adıyla İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası, TBMM tarafından kabul edilen bu yasa 2012 yılında 28339 sayılı Resmi Gazetede ilan edildi ve kamu personeli veya özel sektör personeli ayırt etmeden hayatımıza girmeye başladı. Yasanın çıkması çok uzun süren bir serüven sonunda gerçekleşti.
İş güvenliği kanunu ilk olarak 1993 yılında dile getirilmişti. Bakanlık, İş Güvenliği Yasasını bir bölümünü ele alıp iş sağlığı ve güvenliği konularını tek başına bir yasada ele almak istemişti. O tarihlerde bilim insanları, meslek odalarından temsilciler, sendika temsilcileri gibi kişilerin katıldığı geniş bir grup toplantısında bir taslak oluşturularak üzerlerinde çalışıldı. Yukarıdaki yazımızın devamına buradan ulaşabilirsiniz: https://www.acarosgb.com.tis-guvenligi-kanunu/
submitted by acarosgb to u/acarosgb [link] [comments]


2020.08.21 08:37 acarosgb İş Güvenliği Kanunu - İş Güvenliği Nedir? - İş Güvenliği İstanbul

İş Güvenliği Kanunu

Bu ilgili yazımızda İş Güvenliği Kanunu, İş Güvenliği Nedir ve İş Güvenliği İstanbul hizmetleri hakkında bilgiler vererek hizmet almak isteyen firmalara rehberlik etmeyi amaçladık.
İş Güvenliği Kanunu ve resmi adıyla İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası, TBMM tarafından kabul edilen bu yasa 2012 yılında 28339 sayılı Resmi Gazetede ilan edildi ve kamu personeli veya özel sektör personeli ayırt etmeden hayatımıza girmeye başladı. Yasanın çıkması çok uzun süren bir serüven sonunda gerçekleşti.
İş güvenliği kanunu ilk olarak 1993 yılında dile getirilmişti. Bakanlık, İş Güvenliği Yasasını bir bölümünü ele alıp iş sağlığı ve güvenliği konularını tek başına bir yasada ele almak istemişti. Makalenin devamını okumak için: https://www.acarosgb.com.tis-guvenligi-kanunu/

İş Güvenliği Nedir?

Çalışan personel/işçilerin iş kazalarını önlemek amacıyla güvenli çalışma ortamı oluşması için alınması gereken tedbirlere iş güvenliği denir. Bu kısa metinle iş güvenliği nedir sorusuna yeterli miktarda cevap vermiş olmaktayız.
Meslek hastalıkları, iş kazaları ve dolayısıyla çalışma ve iş güvenliği, gerek insani ve toplumsal açıdan da ve aynı zamanda ekonomik olarak çok önemli problemdir. Makalemizin devamına buradan ulaşabilirsiniz: https://www.acarosgb.com.tis-guvenligi-kanunu/

İş Güvenliği İstanbul

Acar OSGB olarak, İstanbul’un tüm ilçelerinde hizmet veriyoruz. 2004 yılından beri tüm bilgi birikimi ve tecrübemizle birlikte iş güvenliği İstanbul da hizmet etmekteyiz. Sertifikalı ve tecrübeli uzman kadromuz ile işletmelerin ihtiyacı olan OSGB hizmetlerini karşılıyoruz. Burada yer alan ilgili yazımıza buradanerişebilirsiniz: https://www.acarosgb.com.tis-guvenligi-kanunu/
submitted by acarosgb to u/acarosgb [link] [comments]


2020.08.20 10:59 plakatanimasistemi Plaka Tanıma Sistemi Satış Firması

Plaka tanıma sistemi satış firması arıyorsanız hoş geldiniz. Plaka tanıma sistemi nereden alınır? Sorusuna çok sayıda kişi veya firma doğru bir cevap aramaktadır. Çünkü bu sistemlerin kullanım alanları son derece geniştir. Dolayısıyla kullanan kişi sayısında da artış olmaktadır. Otoparklarda ücret tahsilatı bu sistemlerle yapılabilir. Ya da istenilen alanlarda güvenlik gibi sebepler neden iile kullanılabilir.

Plaka Tanıma Sistemi Nereden Alınır?

Bu sistemlerin satın alınabileceği çok sayıda farklı firma bulunuyor. Plaka tanıma sistemi nereden alınır? Sorusuna verilebilecek en iyi cevaplardan bir tanesi bize göre cozumarge.com.tr ‘dir. Sizler de bu sistemleri güvenle satın alabilmek ve ihtiyaçlarınızı en iyi şekilde karşılayabilmek için kendilerini tercih edebilirsiniz. Kuruluşun memnun müşterilerinden bir tanesi olabilirsiniz.
Plaka tanıma sistemi nedir ne işe yarar? Günümüzde çok sayıda kişi bu konuya yönelik olarak arayış içerisinde olmaktadır. Bu sorunun cevabını şu şekilde verebiliriz. Bu sistemler araç giriş ile çıkışlarının kontrollü bir şekilde yapılmasını sağlamaktadır. Araçların plakası okunarak çeşitli senaryolar işletilebilmektedir. Bu sistemler çok sayıda farklı alanda kullanılabilir.
Plaka tanıma sistemi ekonomik ve pro gibi farklı paketler ile sunulmaktadır. Firma ya da şahıslar ihtiyacına uygun çözümlerden yararlanabilir. Bu sistemler otopark, site, üniversite, hastane, kamu binaları gibi çok sayıda farklı alanda kullanılabilir. Ülkemizde bu alanda hizmet sunan ve genel olarak plaka tanıma sistemi denildiğinde bilinen en iyi firmalardan bir tanesi Çözüm ARGE’dir.
Plaka Tanıma Sisteminin Faydaları
Plaka tanıma sistemleri, kullanıcılara çok yönlü fayda sunmaktadır. Bilinen en önemli yararlardan bir tanesi de otoparklarda ücret tahsilatının kolay bir şekilde yapılabiliyor olmasıdır. Otopark girişinde araç plakası okunur. Bariyer kalkar. Ve aracın içeride kaldığı süre hesaplanarak ücret tahsilatı yapılır. Konu ile ilgili tüm kapsamlı bilgiler, araç plaka tanıma sistemlerinin satışa sunulduğu Çözüm ARGE’de yer alıyor.
Günümüz teknolojisi ile plaka tanıma sistemleri stabil bir şekilde çalışmaktadır. Yani %100 ‘e varan başarı oranlarına ulaşmak mümkündür. Dünya genelinde bu alanda hizmet sunan çok sayıda firma vardır. Firma sayısı ülkemizde de azımsanamayacak kadar fazladır. Bu firmalardan bir tanesi ise Çözüm Arge olarak bilinmektedir. Ki bu konuda da kendileri sıklıkla tercih edilmektedir.
Plaka Tanıma Sistemlerinin Fiyatları
Plaka tanıma sistemlerinin fiyatları belirlenirken farklı kriterlere dikkat edilmektedir. Örneğin çözünürlüğü daha düşük olan sistemler, çözünürlüğü daha yüksek olan sistemlere oranla daha uygun fiyatlı olabilmektedir. Detaylar alt kısımda bağlantısını bırakmış olduğumuz sitede de yer almaktadır. Kapsamlı bilgiler için kendileri ile istediğiniz her zaman iletişime geçebilirsiniz.
Detaylar için: https://www.cozumarge.com.tplaka-tanima-sistemi/
submitted by plakatanimasistemi to u/plakatanimasistemi [link] [comments]


2020.08.06 00:11 bebezula Ekap nedir?

EKAP Nedir? sorusuna cevap verelim. Elektronik Kamu Alımları Platformu (EKAP), Kamu İhale Kurumu ile birlikte ortak çalışmaları sonucu ihale dokümanlarını paylaşmak ve ihaleye katılımları internet aracılığıyla sağlayan sisteme verilen isimdir. 2008 yılı itibarıyla hukuki alt yapısı tamamlanan EKAP, 2010 yılında uygulanmaya başlanmıştır. EKAP ile kamuda ihale veya doğrudan alım yöntemi ile yapılan mal ve hizmet alımları söz konusu elektronik ortama kaydedilir. İhale için gerekli olan formlar ve şartlar bu elektronik sistem tarafından otomatik olarak gelir ve yayınlanır.
submitted by bebezula to u/bebezula [link] [comments]


2020.06.25 02:27 karanotlar Sosyalizme Çağrı (Marksizm Hakkında) – Gustav Landauer – 8

Sosyalizme Çağrı (Marksizm Hakkında) – Gustav Landauer – 8
https://preview.redd.it/0cjgl4rm9y651.jpg?width=1000&format=pjpg&auto=webp&s=46d0454eb54297ff9586631572550e16e3f66a34

Marksizm

Marksizm kültürsüzdür ve dolayısıyla her zaman alayla ve övünmeyle başarısızlıklara ve nafile girişimlere işaret eder ve oldukça çocuksu bir yenilgi korkusuna sahiptir.
Marksizm kültürsüz olandır ve dolayısıyla kitle-benzeri ve genel olan her şeyin dostudur. Onun açısından, Orta Çağ’a ait şehir cumhuriyetleri veya bir Köy İşareti veya bir Rus Mir’i (topluluk) ya da İsviçre Ortak Mülkü’i (Allmend) veya komünist koloni gibi bir şey sosyalizmle en az benzerliğe sahip olandır, fakat geniş, merkezileşmiş devlet şimdiden onun gelecekteki devletine oldukça çok benzemektedir. Kendisine küçük köylünün refah düzeyinin yükseldiği, yüksek vasıflı ticaretin serpildiği, biraz sefaletin olduğu bir dönemde bulunan bir ülkeyi gösterin, o size kibirlice burun kıvıracaktır: Karl Marx ve halefleri tüm sosyalistlerin en büyüğü Proudhon’a küçük burjuva ve küçük köylü sosyalisti diyerek, daha kötü bir suçlama yapamayacaklarını düşündüler. Bu suçlama ne doğru idi ne de aşağılayıcı idi çünkü Proudhon kendi ulusunun halkına ve zamanına ağırlıklı olarak da küçük çiftçilere ve zanaatkârlara büyük kapitalizmin muntazam ilerleyişini beklemeden nasıl hemen sosyalizme erişebileceklerini müthiş bir şekilde göstermiştir. Ancak ilerlemeye inananların hepsi bir zamanlar orada bulunan ve fakat gerçekliğe dönüşmeyenin olasılığı ile ilgili bizleri dinlemek istemiyor ve Marksistler ve onların görüşlerini bulaştırdığı kimseler, kendilerinin kutsal kapitalizmin yukarı doğru hareketi olarak adlandırdığı aşağı doğru hareketten önce mümkün olan bir sosyalizmden birilerinin söz etmesine tahammül edemiyor. Oysa bizler, efsanevi gelişme ve toplumsal süreçleri, insanların ne istediğinden, ne yaptığından, ne istemiş olabileceğinden ve ne yapmış olabileceğinden ayırmıyoruz. Ancak bizler biliyoruz ki tüm bu olanların, buna elbette irade ve eylem de dahil, belirleyiciliği ve zorunluluğu geçerlidir ve bunun istisnası yoktur; fakat bu yalnızca bir olgu sonrasında yani bir gerçeklik halihazırda orada olduktan sonra ve bu şekilde kendisi bir zorunluluk olduğunda böyledir. Bir şeyler olmadığında ise bu şeyler bu yüzden olası değildir çünkü örneğin acil çağrıların yöneltildiği ve aklın hararetle vazedildiği insanlar istemezlerdi ve makul olamazlardı. Aha! Marksistler zafer kazanmışçasına lafa karışacak, oysa Karl Marx bunun imkânı olmadığını öngörmüştü. Evet efendim, bizler cevap veriyoruz ve bu suretle O, sosyalizmin gelmemesi ile ilgili suçun belli bir kısmını üstlendi. Marx, o zamanlarda da ve çok sonraları da suçluları engelleyenlerden biriydi. Bizim fikrimize göre, insanlık tarihi, sırf kaynağı bilinmeyen süreçlerden ve pek çok küçük kitlesel olayların ve kusurların toplamından oluşmaz. Bize göre tarihin taşıyıcıları şahıslardır ve bize göre suçlu şahıslar da vardır. Proudhon’un, her peygamber, her elçi gibi, herhangi soğuk bir bilimsel gözlemciden daha güçlü bir şekilde, genellikle muazzam zamanlarda halkını en güzel ve en doğal olasılık olarak düşündüğü şeye yönlendirmenin imkânsızlığını hissedemeyeceğine inanan kimse var mı? Gerçekleştirmeye inanmanın, büyük fiillerin, vizyoner davranışların ve insanoğlunun havarilerinin ve liderlerinin acil yaratıcılığının bir parçası olduğunu düşünen herhangi biri, onları kötü bilir. Onların kutsal gerçeklerine iman muhakkak ki bunun bir parçasıdır, fakat insanlığa dair ümitsizlik ve imkânsızlık hissi de böyledir! Büyük değişim ve yenilenme her nerede yaşanmışsa, değişimi meydana getiren mutat etken kesinlikle imkânsız ve inanılmaz olandır.
Fakat milliyetçiler tok halk sınıfları için 1870’lerden beri ne idiyse, Marksizm de yoksul kitleler için tam olarak odur: Başarıya tapanlar. Bu yüzden bizler, “materyalist tarih anlayışı” teriminin bir başka, daha doğru olan anlamını kavrıyoruz. Evet gerçekten de Marksistler kelimenin sıradan, kaba, popüler anlamıyla materyalisttir ve tıpkı milliyetçi andavallar gibi idealizmi indirgemeye ve yok etmeye çalışırlar.
Fakat Marksizm kültürsüzdür ve dolayısıyla her zaman alayla ve övünmeyle başarısızlıklara ve nafile girişimlere işaret eder ve oldukça çocuksu bir yenilgi korkusuna sahiptir. Deneyler ya da başarısızlıklar diye adlandırdığından başka hiçbir şeyi bu kadar hor görmez. Özellikle bu tür idealizm korkusunun, hevesin ve kahramanlığın çok az örtüştüğü Alman halkı için bu, rezil bir çöküşün utanılacak bir işaretidir, öyle ki bu tür acınası karakterler kendi esir edilmiş kitlelerinin liderleridirler. Fakat milliyetçiler tok halk sınıfları için 1870’lerden beri ne idiyse, Marksizm de yoksul kitleler için tam olarak odur: Başarıya tapanlar. Bu yüzden bizler, “materyalist tarih anlayışı” teriminin bir başka, daha doğru olan anlamını kavrıyoruz. Evet gerçekten de Marksistler kelimenin sıradan, kaba, popüler anlamıyla materyalisttir ve tıpkı milliyetçi andavallar gibi idealizmi indirgemeye ve yok etmeye çalışırlar. Milliyetçi burjuva, Alman öğrencilerden ne anlam çıkarttıysa, Marksistler de geniş proleterya kesimlerinden onu, gençliği, yabaniliği, cesareti olmayan, herhangi bir girişimde bulunurken neşesiz, hizipsiz, aykırı düşüncesiz, orijinal ve bireysel olmayan ödlek küçük adamı çıkartmıştır. Fakat bunların hepsine ihtiyacımız var. Girişimlere ihtiyacımız var. Bin adamın Sicilya’ya sevk edilmesine ihtiyacımız var. Bu değerli Garibaldi-mizacına ihtiyacımız var ve başarısızlık üstüne başarısızlığa ve hiçbir şey tarafından korkutulamayan, başarıncaya kadar, bizler bitirinceye kadar, bizler fethedilemez oluncaya kadar, sıkı tutan ve dayanan ve tekrar tekrar yeniden başlayan zorlu mizaca ihtiyacımız var. Yenilgiler, yalnızlıklar, aksilikler tehlikesini üstlenmeyen kim olursa olsun hiçbir zaman zafer elde edemeyecektir. O siz Marksistler, sırtından bıçaklamak olarak adlandırdığınız şeyin dışında hiçbir şeyden korkmayan sizler, bunun kulağınıza ne kadar kötü geldiğini biliyorum. Sırtından bıçaklamak ifadesi sizin özel lügatinize ait ve belki de biraz haklılık payı var. Zira sizler düşmana yüzünüzden çok sırtınızı gösteriyorsunuz. Sizin kuru mizacınızın yapıcı Proudhon’u ve yıkıcı Bakunin’i ya da Garibaldi gibi ateşli mizaçları nasıl itici ve nahoş bulduğunu ve onlardan nasıl derinden nefret ettiğini biliyorum. Latin veya Kelt her şey, açık havanın ve vahşiliğin ve girişimin kokusunu alan her şey sizin için handiyse utanç vericidir. Kendinizi aptallık dediğiniz özgür, kişisel ya da gençlikle ilgili her şeyi partiden, hareketten ve kitlelerden dışlamaya yetecek kadar bezdirdiniz. Hakikaten de sistematik aptallık yerine – ki siz buna bilimimiz diyorsunuz – tahammül edemediğiniz hevesle dolup taşan fevri insanların kızgın-başlı aptallıklarına sahip olsaydık, işler sosyalizm için çok daha iyi olurdu. Evet, gerçekten de bizler sizin deney dediğiniz şeyi yapmak istiyoruz. Girişimlerde bulunmak istiyoruz. Yürekten yaratmak istiyoruz ve sonra, eğer gerekiyorsa zafere kavuşup toprak görünene kadar mahvolmak ve yenilgiye katlanmak istiyoruz. Beti benzi atmış, uyuşuk insanlar, kinik ve kültürsüz insanlarımızı yönlendiriyor; gelişmeleri beklemek yerine kırılgan bir gemiyle bilinmeyene doğru açık denizlere açılmayı tercih eden Kolomb mizaçlılar nerede? Bu gri suratlara gülecek olan genç, neşeli muzaffer Kızıllar nerede? Marksistler bu tür sözleri – ki bunlara bozulma diyorlar – bu tür heveskar bilimsel olmayan meydan okumaları duymaktan hoşlanmıyorlar. Biliyorum ve tam da bu nedenle bunları kendilerine söylemekten dolayı çok iyi hissediyorum. Onlara karşı kullandığım argümanlar sağlam ve tutarlı fakat onları argümanlarla çürütmek yerine alay ve kahkaha ile ölümüne sinirlendirdim ki bu da bana yakışır.
Bu yüzden kültürsüz Marksist, tümüyle çöküş halindeki kapitalizmin, sosyalist örgütle karşılaşabileceğini – Fransa’daki Şubat Devrimi sırasında olan da buydu – bir an olsun düşünmek için fazla zeki, aklı başında ve dikkatlidir. Tıpkı çöküş çağlarında, özellikle Almanya, Fransa, İsviçre ve Rusya’da korunmuş olan Orta Çağlar’daki yaşayan toplum biçimlerini, bunların gelecek sosyalist kültürün tohumlarını ve canlı kristallerini içerdiğini teslim etmek yerine öldürmeyi ve kapitalizmde boğmayı tercih etmesi gibi. Ancak biri Marksiste ekonomik koşulları mesela 19. Yüzyıl ortalarından sonra kasvetli fabrika sitemi, kırsal kesimdeki nüfus azalması, kitlelerin ve sefaletin homojenleşmesi, gerçek ihtiyaçlar yerine dünya pazarına bağlı ekonomisi ile İngiltere’deki durumu gösterse, O toplumsal üretimi, işbirliğini, ortak mülkiyetin başlangıcını görür. Kendini evindeymiş gibi hisseder.
Gerçek Marksist, henüz tereddütlü bir hal almamış ve ödün vermeye başlamamış ise (günümüzde elbette ki bu nesli tükenen Marksistler epey bir zamandır her tür ödünü veriyor) çiftlik kooperatifleri, kredi kooperatifleri ya da işçi kooperatifleri fevkalade gelişme gösterseler bile bunlarla herhangi bir şey yapmak istemiyor. Öte yandan kapitalist alışveriş mağazaları tümüyle farklı bir izlenim bırakıyor bu Marksist’in üzerinde. Çünkü verimsiz hırsızlık ve gasp ve değersiz çöpün satışı için çok fazla örgütsel ruh bunlara harcandı.
Fakat herhangi bir Marksist şu büyük, belirleyici soru ile hiç alakadar olmuş mudur: Dünya pazarı için ne üretilmiştir, tüketicilerin üstüne ne boşaltılmıştır? Nazarları her zaman sadece kendilerinin toplumsal üretim dediği kapitalist üretimin dış, önemsiz, yapay biçimlerine kilitlidir ki şimdi biz de bunu tartışmalıyız.
Marksizm, teknoloji ve teknolojinin ilerleyişinden daha önemli, daha harika, daha kutsal hiçbir şey tanımayan kültürsüz bir uyuşuktur. Böyle bir uyuşuğu, bitmez tükenmez kişiliğinin cömertliği ve zenginliği ve de ruh ve yaşam için önemi bakımından İsa ile karşı karşıya getirin – ki kendisi çok büyük bir sosyalisttir -, bunu, haç üstünde yaşayan İsa’nın önüne ve insanların ulaşımı ya da nakliye için yeni bir makinenin önüne getirin. Bu kişi dürüstse ve kültürel iki yüzlü değilse eğer, çarmıha gerilmiş İnsan Oğlunu tümüyle faydasız ve gereksiz bir fenomen olarak görecek ve gidip makinenin ardından koşacaktır.
Ve buna rağmen, kalbin ve ruhun bu sessizce, sakince acı çeken büyüklüğü zamanımızın tüm ulaşım makinelerine göre gerçekte ne kadar daha fazla kişiyi harekete geçirmiştir!
Ve buna rağmen insanlığın haçı üzerinde sessizce, sakince acı çeken bu büyüklük olmaksızın zamanımızın tüm ulaşım makineleri nerede olurdu?
Bu da burada söylenmeliydi, gerçi sadece hâlihazırda bilenler bunun ne anlama geldiğini rahatlıkla anlayacaktır.
Marksizm’in kökenini anlamanın anahtarı, teknoloji için ilerleme yalakalarının sınır tanımayan referanslarıdır. Marksizm’in babası, ne tarih çalışması ne de Hegel’dir. Ne Smith’tir, ne de Ricardo; ne de Marksist-öncesi sosyalistlerden biridir. Ne devrimci demokratik koşuldur ne de insanlar arasında kültür ve güzellik için irade ve özlemdir. Marksizm’in babası buhardır.
Kocakarılar kahve telvesinden kehanette bulunur. Karl Marx buhardan kehanette bulundu.
Marx’ın sosyalizme benzerlik olarak düşündüğü, sosyalizm öncesi acil hazırlık aşaması, kapitalizm içerisinde buhar makinesinin teknik gerekliliklerinden kaynaklanan üretim tesisinin örgütlenmesinden başka bir şey değildi.
Bu cihetle birbirinden tümüyle farklı iki merkezileşme biçimi bu noktada birleşti: kapitalizmin ekonomik merkezileşmesi, kendi çevresinde mümkün olan en fazla parayı, emeği temerküz ettiren zengin adam ve güç merkezi olarak iş makinelerine sahip olması ve çalışan insanları kendisine yakın tutması gereken sanayi tesisinin, buhar-makinesinin teknik merkezileşmesi. Bu da büyük imalat tesislerini ve rafine iş bölümünü yarattı. Bu itibarla, kapitalizmin ekonomik merkezileşmesinin tamamı – birkaç izole vaka hariç – teknik tesisin merkezileşmesini gerektirmedi. Buhar makinesi yerine insan çalışması-enerjisi ya da basit el- veya ayak ile çalıştırılan makinelerin kullanımı nerede ucuzsa orada kapitalist, fabrika yerine ev endüstrisinin köylerdeki kırsal kesimlerde ve tarlalarda yayılmasını tercih eder. Bu cihetle buhar makinesinin teknik gereksinimleri büyük fabrika binalarını ve fabrikalarla ve kiralık konutlarla dolu büyük şehirleri üretmiştir.
Marksizm’in kökenini anlamanın anahtarı, teknoloji için ilerleme yalakalarının sınır tanımayan referanslarıdır. Marksizm’in babası, ne tarih çalışması ne de Hegel’dir. Ne Smith’tir, ne de Ricardo; ne de Marksist-öncesi sosyalistlerden biridir. Ne devrimci demokratik koşuldur ne de insanlar arasında kültür ve güzellik için irade ve özlemdir. Marksizm’in babası buhardır.
Köken olarak birbirinden ayrı ve tümüyle farklı bu iki merkezileşme biçimi, güçlü karşılıklı etkileri doğal olarak birleştirdi ve uyguladı. Kapitalizm buhar makinesi vasıtasıyla son derece hızlı gelişme gösterdi. Ancak teknik bakımdan merkezileşmiş kurumları, özellikle de daha çok kırsal kesimden işçilerin temerküzü ile – ki bu eğilim günümüzde de halen ivme kazanmaya devam etmektedir – kapitalizm, buhar ve su gücünün elektrik dağılımını güçleştirmektedir. Ki uygulamada doğası gereği merkezkaç bir etkiye sahip olacaktır. Yine de enerjinin söz konusu elektrik iletiminin küçük ayrı atölyelerin kapitalist sömürüsünü ürettiği de yadsınamaz. Örneğin Solingen’in bıçak-ağzı endüstrisi aynı zamanda küçük sanayi ve el sanatlarını olumlu bir şekilde güçlendirmiştir. Gelecekte bu potansiyel küçük sanayinin ve el sanatlarının yenilenmesine sebep olacak ve enerji ve motorları istihdam etmek için kooperatif örgütlerine geniş imkânlar sunacaktır.
Teknolojinin ve sermayenin merkezileşmesinin söz konusu bileşimi sonradan yüksek yoğunluklu kapitalist merkezileşmenin – ticaret, bankacılık, toptan ve perakende ticaret, ulaşım, vs. – daha çok ilerlemesine yol açmıştır.
Yine de genellikle bu ikisinden bağımsız olarak üçüncü bir merkezileşme günümüzde gelişti: devlet bürokrasisinin ve askeri sistemin merkezileşmesi. Devasa fabrikalar ve kiralık konutlara ek olarak, bir başka devasa bina grubu şehirlerde yükseldi: bürokratların kışlaları (bu kamu binalarının her birinde yüzlerce küçük oda, her gri odada bir, iki ya da üç yeşil masa ve her yeşil masada, kulak arkalarında bir kalem ve ellerinde beslenme çantası bulunan, bir, iki ya da üç esneyen küçük memur) ve (binlerce güçlü genç adamın faydasız sporla zaman geçirdiği – spor, faydalı bir iş sonrası sadece dinlenmeye hizmet etmelidir – sıkıldığı ve her tür cinsel aptallık ve müstehcenlikle uğraştığı) askerlerin kışlaları.
Tüm bu merkezcilikten kaynaklanan bu kadar kültürsüzlükle, aşırı kalabalıklaşma ile, yeryüzünden ve kültürden uzaklaştırma ile, bu kadar emek israfı ile, verimsiz çalışma ve aylak aylak gezinmeden dolayı aşırı yüklenme ile, bu kadar anlamsız sefalet ile bizler zamanımızın ilave kışlalarının giderek daha çok sayıda ve büyük olduğunu – ıslahhaneler, hapishaneler ve cezaevleri ve genelevler – görüyoruz.
Marksistler kendi doktrinlerinin sırf teşebbüslerin teknik merkezileşmesinin bir ürünü olduğunu reddettiği zaman bizler, işin aslı, kasvetli, çirkin, tek tip, sınırlayıcı ve baskıcı merkezciliğin tüm biçimlerinin, bir dereceye kadar, Marksizm için emsal olduğunu ve Marksizm’in kökenini, gelişmesini ve yayılmasını etkilediğini kabul etmeliyiz. Bu bakımdan gerçek Marksistlerin şu anda neredeyse yalnızca çavuş, küçük memur ve bürokratların hâkim olduğu ülkelerde, yani Prusya ve Rusya’da bulunması şaşırtıcı değildir. Kaba müstebitliği ile “disiplin” kelimesi Prusya ordusu ve Alman Prusya Sosyal Demokrasisi’ndeki sıklıkta başka hiçbir yerde bu kadar duyulmamaktadır. Yine de bu merkezileştirmelerden hiçbiri, buharın teknik merkezileşmesi hariç, adına gerçekten ve tam olarak “sosyalizm” denebilecek bir ucube üretmeleri için tesis edilmemiştir.
Şiirsel olmayan Marx’ın lirik bir biçimde söylediği gibi sosyalizm hiçbir zaman kapitalizmden “çiçek açmayacak”tır fakat onun doktrini ve partisi – Marksizm ve Sosyal Demokrasi- buhar enerjisinden gelişmiştir.
İşçilerin ve zanaatkârların ve köylülerin kızları ve oğullarının yurtlarından nasıl uzaklaştığını ve göçmen mahsul-toplayıcılarından oluşan ordularla nasıl yer değiştirdiğini izleyin! Her sabah binlercesinin nasıl fabrikalara girdiğini ve akşamleyin nasıl yeniden tükürüldüklerini izleyin!
Komunist Manifesto’da Marx ve Engels, kendi sosyalizmlerinin başlangıcı için “en gelişmiş ülkeler” için teklif ettikleri önlemlerden biri olarak (kapitalizmden gelen nurun tasviri ve önsezisi olarak değil), “herkes için aynı çalışma zorunluluğu, özellikle tarım için, sanayi ordularının tesisi,” ifadesini kullanmıştır. Bu tür bir sosyalizm muhakkak ki kapitalizmin örselenmemiş, daha fazla gelişmesinden doğar!
Buna, kapitalistlerin ve servetlerinin sayısı sanki daha az olabilirmiş gibi bakan kapitalist temerküzü ekleyin. Zamanımızın merkezileşmiş devletinin her yerde hazır ve nazır olan hükümet modelini de ekleyin ve son olarak sanayi makinelerinin gitgide daha fazla mükemmelleşmesini, iş bölümünün giderek artmasını, vasıfsız makine operatörünün eğitimli zanaatkârın yerini almasını ekleyin. Fakat tüm bunlar abartı ve karikatürleştirilmiş bir ışıkta değerlendirilmektedir zira hepsinin bir başka yönü vardır ve bunlar hiçbir zaman şematik, lineer olmayan gelişmeler değildir. Bunlar, çeşitli eğilimlerin mücadelesi ve dengesidir fakat Marksizm’in gördüğü her şey, her zaman garip bir şekilde basitleştirilmekte ve karikatürleştirilmektedir. Son olarak, çalışma saatlerinin giderek azalacağına ve insanların giderek daha verimli olacağına dair ümidi de ekleyin: sonra geleceğin devleti sona erer. Marksistlerin gelecekteki devleti: hükümet, kapitalist ve teknolojik merkezileşme ağacındaki çiçek.
Yine de eklenmelidir ki Marksist, özellikle boş hayallerini düşlerken – ki bir rüya hiçbir zaman daha boş ve tatsız olamaz ve hayal gücü kıt hayalciler diye birileri var olmuşlarsa eğer, Marksistler bunların en kötüleridir. Merkeziyetçiliğini ve ekonomik bürokrasisini günümüz devletlerinin ötesine taşır ve malların üretimini ve dağıtımını düzenlemek ve yönetmek için bir dünya örgütünü savunurlar. Bu Marx’ın enternasyonelciliğidir. Enternasyonelde eskiden her şeyin Londra-merkezli genel konsey tarafından düzenlenip burada her şeye karar verilmesinin beklenmesi ve bugün Sosyal Demokrasi’de tüm kararların Berlin’de alınması gibi, bu dünya üretim otoritesi de bir gün her kaba bakacak ve defterinde kayıtlı her bir makine için [gerekli] yağ miktarına sahip olacaktır.
[Soğanın] bir katı daha [açılacak] ve Marksizm tanımımız bitecek.
Ve yine de müteakip ifade proleterlerin devrimciler olarak doğduğu iddiasından daha doğrudur: proleterler kültürsüz uyuşuk doğanlardır. Marksist, küçük burjuvadan çok aşağılayıcı bir biçimde bahseder fakat küçük burjuva denilebilecek yaşamın her niteliği ve alışkanlığı ortalama bir proleterin özelliğidir, tıpkı, mateessüf, hapishanelerdeki ve cezaevlerindeki hücrelerin çoğunda dahi kültürsüz uyuşukların olması gibi.
Bu insanların sosyalizm dediği örgüt biçimleri tümüyle kapitalizm içinde çiçek açar; fakat bu örgütler – buhar kanalıyla sürekli genişleyen bu fabrikalar – halen daha özel teşebbüslerin, sömürücülerin ellerindedir. Mamafih şimdiden gördük ki bunların rekabet ile daha da az sayıya düşürülmesi beklenmektedir. Kişi bunun ne anlama geldiğini net bir şekilde gözünde canlandırmalıdır: önce yüz bin – sonra birkaç bin – sonra birkaç yüz – sonra 70 ya da 50 – sonra mutlaka canavar gibi devasa birkaç müteşebbis.
Bunların karşısında işçiler, proleterler durmaktadır. Bunlar giderek daha da çoğalmaktadır, orta sınıflar yok olmaktadır ve işçilerin sayısının artmasıyla makinelerin sayısı, yoğunluğu ve gücü de büyümektedir. Böylece sadece işçilerin sayısı değil, işsizlerin, sözde yedek sanayi ordusunun sayısı da artmaktadır. Bu tanıma göre, kapitalizm çıkmaza varacak ve buna – kalan birkaç kapitaliste – karşı mücadele, değişimden çıkarı olan sayısız ıskat edilmiş kitle açısından giderek daha da kolay hale gelecektir. Dolayısıyla hatırlanmalıdır ki Marksist doktrinde her şey içkindir, gerçi terim başka bir alandan alınmış ve yanlış uygulanmıştır. Burada hiçbir şeyin özel çaba ya da akli iç görü gerektirmediği, her şeyin düzgün bir şekilde toplumsal süreçten çıktığı anlamına gelir. Sözde sosyalist örgüt biçimleri hâlihazırda kapitalizmde içkindir. Benzeri şekilde proleteryada da mevcut koşullara aldırışsızlık içkindir, yani sosyalizme temayül, devrimci zihniyet proleterlerin bütünleyici bir unsurudur. Proleterlerin kaybedecek hiçbir şeyi yoktur; kazanacakları bir dünya vardır!
Ne kadar güzel, hakikaten ne kadar da şiirsel bir ifadedir, bu (ki ne Marx’tan ne de Engels’den çıkar) ve ne kadar da iddia edildiği gibi gerçeği barındırır.
Ve yine de müteakip ifade proleterlerin devrimciler olarak doğduğu iddiasından daha doğrudur: proleterler kültürsüz uyuşuk doğanlardır. Marksist, küçük burjuvadan çok aşağılayıcı bir biçimde bahseder fakat küçük burjuva denilebilecek yaşamın her niteliği ve alışkanlığı ortalama bir proleterin özelliğidir, tıpkı, mateessüf, hapishanelerdeki ve cezaevlerindeki hücrelerin çoğunda dahi kültürsüz uyuşukların olması gibi. Dilimden sürçen bu “mateessüf” ile ben elbette hiçbir şekilde kültürlü insanların özgür olmasına hayıflanmış değilim fakat yoksul aptallar, şartların kurbanları, bu yüzden yasal olarak tesis edilmiş sözleşmeleri ihlal etmek zorunda kalanlar açısından hakikaten üzücüdür. Tıpkı dünyada olan her şeyin olması gerektiği gibi, bunun insan ruhundaki sözleşmenin yerini alan asi zihniyetin bir sonucu bile olmaması gibi. Aslında bozdukları sözleşme, mizaçlarında, düşüncelerinde, hem dertlilerini ve hatta bazen de kendilerini kötü idare etme biçimlerinde, genellikle, en az diğer insanların çoğunda olduğu kadar, sıkı bir biçimde yaşar.
Burada bahsettiğimiz şey proleteryanın kültürsüz zihniyetinin ki laf arasında bu Marksizm’in kültürsüzlüğü sistematikleştirmesinin nedenlerinden biridir, proleterya tarafından da çok iyi anlaşılmış olmasıdır. Hiçbir istisnai vasıf olmayan ortalama bir proleteryayı kullanışlı bir parti liderine dönüştürmek için sadece dilin eğitimle çok sığ yaldızlanması gerekmektedir – bu da en hızlı ve en ucuz, adına parti okulları denen polikliniklerde yapılmaktadır.
Böylece bunlar ve diğer parti liderleri doğal bir biçimde proleteryanın toplumsal gereklilikle devrim yaptığını, en azından bunların çok azının – ki ne de olsa giderek çok daha az sayıda insanı ihtiva etmekte ve tabiatı gereği giderek daha kırılgan bir hale gelmektedirler – kapitalizmi aşmak için halen gerekli olduğunu (vazeden) Marksist doktrine sıkıca yapışmaktadırlar.
sosyalizmlerinin tıpkı tüm kapitalizm ve tasnif etme biçimlerini ve nihai tekamülüne ilerlemek için bugün mevcut olan tek biçimlilik ve benzeşme (leveling) eğilimine izin vermesi gibi, proleterya da kendi sosyalizmine sürüklenmektedir. Kapitalist teşebbüsün proleteryası, devlet proleteryası haline dönüşür ve bu tür bir sosyalizm başladığında proleterleşme gerçekten de tahmin edildiği gibi devasa oranlara ulaşır. İstisnasız herkes devletin bir çalışanı olur.
Kapitalizm, kendi kaçınılmaz çöküşüne yol açan yukarıda listelenmiş faktörlere ek olması bakımından bir başka içkin tehlikeyi, krizleri içermektedir. Alman Sosyal Demokrasi programının öylesine güzel ve öylesine gerçek Marksist terimlerle söylediği gibi (aksi takdirde gerçek olmayan çeşitli unsurlar dalabilir, ki bu programın yapıcıları da muhaliflerine şimdilerde revizyonist demektedir): üretim güçleri çağdaş toplumun kapasitesinin ötesinde büyümektedir. Bu ifade, üretim biçimlerinin çağdaş toplumda giderek daha fazla sosyalistleştiğini ve bu biçimlerin sadece doğru mülkiyet biçiminden yoksun olduğunu vazeden hakiki Marksist öğretisini içermektedir. Onlar buna toplumsal mülkiyet demektedir fakat kapitalist fabrika sistemine toplumsal üretim dedikleri zaman (bunu sadece Marx, Kapital’inde yapmış değildir, günümüz Sosyal Demokratları da şu anda etkin programlarında günümüz kapitalizm biçimlerindeki çalışmaya toplumsal çalışma demektedir) sosyalist emek biçimlerinin asıl (real) çıkarımlarını biliyoruz. Tıpkı kapitalizmdeki buhar teknolojisinin üretim biçimlerini sosyalist emek biçimi olarak düşündükleri gibi, merkezileşmiş devletin de toplumun toplumsal örgütlenmesi olarak, bürokratik yönetilen devlet mülkünü de ortak mülkiyet olarak düşünmektedirler! Bu insanların gerçekten de toplumun ne anlama geldiğine dair hiçbir insiyakı yoktur. Toplumun sadece toplumların toplumu, bir federasyon, yalnızca özgürlük olabileceğine ilişkin en ufak bir fikirleri bile yok. Dolayısıyla sosyalizmin anarşi ve federasyon olduğunu bilmiyorlar. Onlar sosyalizmin hükümet olduğuna inanıyorlarken kültüre susamış diğerleri sosyalizmi yaratmak istiyorlar çünkü kapitalizmin çözülmesinden ve sefaletinden ve beraberindeki yoksulluk, ruhsuzluk ve baskıdan – ki bu, ekonomik bireyselciliğin sadece öteki yüzüdür – kaçmak istiyorlar. Kısaca, devletten toplumların toplumuna ve gönüllü birliğe kaçmak istiyorlar.
Çünkü bu Marksistlerin de dediği üzere, sosyalizm hala, tabiri caizse vahşice ve şuursuzca üreten müteşebbislerin özel mülküdür. Ve bunlar sosyalist üretim güçlerine (bunları buhar gücü, mükemmelleştirilmiş üretim makineleri ve bol bol bulunan proleter kitleleri olarak okuyun) sahip oldukları için, yani bu durum, büyücü çırağının elindeki sihirli sopa gibi olduğundan; sonuç, malların akını, fazla üretim ve karmaşa olmalıdır. Diğer bir deyişle ayrıntılar ne olursa olsun krizler birbirini takip etmeli, her daim meydana gelmelidir, en azından Marksistlerin düşüncesine göre, çünkü istatistiksel anlamda kontrolü elinde bulunduran ve yöneten dünya devlet otoritesinin düzenleyici fonksiyonu, kendi kötücül aptal görüşlerine göre hâlihazırda var olan sosyalist üretim biçimi ile yürümek zorundadır. Bu kontrol otoritesi yokken “sosyalizm” hala kusurludur ve kargaşa çıkmalıdır. Kapitalizmin örgüt biçimleri iyidir fakat düzen, disiplin ve sıkı merkezileşmeden yoksundur. Kapitalizm ve hükümet bir araya gelmelidir ve devlet kapitalizminden bahsedeceğimiz yerde, bu Marksistler, sosyalizmin burada olduğunu söyler. Fakat sosyalizmlerinin tıpkı tüm kapitalizm ve tasnif etme biçimlerini ve nihai tekamülüne ilerlemek için bugün mevcut olan tek biçimlilik ve benzeşme (leveling) eğilimine izin vermesi gibi, proleterya da kendi sosyalizmine sürüklenmektedir. Kapitalist teşebbüsün proleteryası, devlet proleteryası haline dönüşür ve bu tür bir sosyalizm başladığında proleterleşme gerçekten de tahmin edildiği gibi devasa oranlara ulaşır. İstisnasız herkes devletin bir çalışanı olur.
Kapitalizm ve devlet bir araya gelmelidir – bu hakikatte Marksizm’in idealidir. Kendi ideallerini duymak istemeseler de bizler bu gelişme eğilimini teşvik etmek istediklerini görüyoruz. Devletin muazzam gücünün ve bürokratik viraneliğinin, sırf komünal yaşamımız ruhunu kaybettiği için, adalet ve sevgi, ekonomik birlikler ve küçük toplumsal organizmaların çiçeklenen çeşitliliği kaybolduğu için gerekli olduğunu görmüyorlar. Zamanımızın tüm bu derinden çürümüşlüğüne dair hiçbir şey görmüyorlar: ilerleme halisünasyonu görüyorlar. Teknoloji ilerler, elbette. Aslında her zaman olmasa bile pek çok kültür döneminde bunu yapar – teknik ilerlemesi olmayan kültürler de vardır. Teknoloji, özellikle çürüme, ruhun bireyselleştiği ve kitlelerin atomlaştığı dönemlerde ilerler. Bu tam da bizim bakış açımızdır. Zamanın rezilliği ile birlikte gerçek teknoloji ilerlemesi – bir kez olsun Marksistler için Marksistçe konuşmak adına – ideolojik üst yapı, yani Marksistlerin ilerici sosyalizm Ütopyası için gerçek, maddi temeldir. Ancak sadece ilerleyen teknoloji kendi küçük ruhlarına yansımakla kalmaz zamanın diğer eğilimleri de, kapitalizm de onların gözünde ilerlemedir ve onlar için merkezileşmiş devlet, ilerlemedir. Burada sözde materyalist tarih anlayışının dilini Marksistlerin kendilerine uyguluyor olmamız sırf ironi için değildir. Bunlar bu tarih anlayışını bir yerlerden aldılar ve şimdi biz de bunu bildiğimize göre, onu nerede bulduklarından önce, daha net bir şekilde söyleyebiliriz: bu anlayışı tümüyle kendi özlerinde buldular. Evet, gerçekten de Marksistlerin ruhsal yapıların ve düşünüşün zamanın koşulları ile ilişkisine dair söyledikleri, tüm çağdaşları için hakikaten doğrudur. Burada çağdaşlar derken tüm yaratıcı olmayanlar, karşı koymayanlar, hiçbir içsel temeli ve ruhsal şahsiyeti olmayanlar, sadece çocuk ve zamanlarının dışavurumu olanlar anlaşılmalıdır. Yine kültürsüz gayretkeşe ve Marksist’e geldik. Marksist için kendi ideolojisinin sadece zamanımızın kötülüğünün üstyapısı olması oldukça doğrudur. Çürüme zamanlarında aslında zamanın dışavurumu olan ruh-suzluk hüküm sürer ve dolayısıyla bugün de Marksistler ağır basmaktadır. Kültür ve icra zamanlarının – kendilerinin ilerleme dediği – çöküş zamanlarından ortaya çıkamayacağını bilemiyorlar fakat bu zamanlar, doğaları gereği hiçbir zaman kendi zamanlarına ait olmayan kişilerin ruhlarından gelir. Bunların, büyük değişim zamanlarında tarih olarak adlandırılacak olanın ne kültürsüz ve uysal çağdaşlarla ne de toplumsal süreçlerle elde edilmediğini, aksine izole ve yalnız insanlarla başarıldığını bilemezler ve anlayamazlar ki bu insanlar izole edilmiştir çünkü halk ve toplum onların içinde evdedir ve hem onlara hem de onlarla birlikte kaçarlar.
Kapitalizm kesinlikle ne birden bire Marksistler’in “sosyalizmine” dönüşme, ne de revizyonistlerin sosyalizmine doğru gelişme eğilimi içinde değildir. Bu nedenle de ancak utangaç bir sesle çağrılabilir. Zamanımızda gerileme – bizim durumumuzda kapitalizm – kültür ve genişlemenin diğer zamanlarda sahip olduğu kadar bir canlılığa sahiptir.
Hiç şüphesiz Marksistler; yozlaşmamızın ön ve arka cephelerinin, kapitalist üretim ve devlet koşullarının bir araya getirilmesi halinde bunların ilerlemesi ve gelişmesinin amacına ulaşacağına ve böylelikle adalet ve eşitliğin tesis edileceğine inanır. İster önceki devletlerin ister dünya devletlerinin varisi olsun, şümullü ekonomik devletler, cumhuriyetçi ve demokratik bir yapıdır ve gerçekten de bu tür bir devletin yasalarının tüm avamın refahını temin edeceğine inanır, zira devleti avam oluşturur. Burada, tüm sönük fantezilerin bu en acınası noktasında bastırılamayan kahkahaları patlatmamız için bize izin verilmelidir. Aslında doymuş burjuva Ütopyasının bu tip aynadaki eksiksiz görüntüsü sadece kapitalizmin bozulmamış laboratuvar gelişmesinin bir ürünü olabilir. Şahsiyetsizleştirilmiş kültür ve çöküş çağının bu mükemmel idealine, bu cüceler hükümetine daha fazla zaman harcamayacağız. Gerçek kültürün boş değil, uygulanmış olduğunu ve gerçek toplumun, bireylerin bağlayıcı niteliklerinden, ruhtan, topluluklar yapısından ve birlikten çıkan gerçek, küçük yakınlıklar çeşitliliği olduğunu göreceğiz. Marksistlerin işbu “sosyalizmi”, gelişeceği varsayılan devasa bir guatrdır. Asla korkmayın, yakında gelişmeyeceğini göreceğiz. Fakat bizim sosyalizmimiz insanların yüreklerinde büyümelidir. Birbirine ait kişilerin yüreklerinin birlik ve ruh içinde büyümesine sebep olmak ister. Bunun alternatifi, pigme-sosyalizm ya da ruhun sosyalizmi değildir zira kitlelerin Marksistleri, hatta revizyonistleri bile takip etmesi halinde, kapitalizmin kalacağını çok yakında göreceğiz. Kapitalizm kesinlikle ne birden bire Marksistler’in “sosyalizmine” dönüşme, ne de revizyonistlerin sosyalizmine doğru gelişme eğilimi içinde değildir. Bu nedenle de ancak utangaç bir sesle çağrılabilir. Zamanımızda gerileme – bizim durumumuzda kapitalizm – kültür ve genişlemenin diğer zamanlarda sahip olduğu kadar bir canlılığa sahiptir. Gerileme tümüyle köhnelik, çöküş temayülü ya da köklü değişiklik demek değildir. Gerileme, batış, halksızlık, ruhsuzluk Çağı yüzyıllarca veya bin yıl sürebilir. Gerileme, bizim durumumuzda kapitalizm, zamanımızda tam da çağdaş kültür ve genişlemede bulunmayan bu zindelik nisabına sahiptir. Gerileme, bizler sosyalizm için toplanmayı başaramadığımız ölçüde güç ve enerjiye sahiptir. Yüz yüze kaldığımız seçim sosyalizmin bir biçimi ya da diğeri arasında değil, basitçe kapitalizm veya sosyalizm, toplumun devleti, ruhsuz(luk) veya ruh arasındadır. Marksizm doktrini, kapitalizm dışına yönlendirmez. Ya da Marksizm doktrininde yer alan kapitalizmin zaman zaman Baron Münchhausen’ın kendi domuz kuyruğu ile tuhaf bir bataklıktan fantastik bir biçimde çıkma başarısını göstermesinin, yani, kapitalizmin kendi gelişmesinin faziletiyle kendi bataklığından çıkacağı kehanetinin hiçbir doğru tarafı da yoktur.
Daha sonra bu doktrinin ne kadar yanlış olduğunu enine boyuna detaylarla göstermemiz gerekecek. Kapitalizmin, sosyalizmin herhangi bir biçimine doğru gelişmesini sağlayan içkin bir eğilim taşımadığını göstermek için şu anda sadece Marksistlerin sosyalizm dediği bu ucube, çirkin şeyden kendimizi kurtarmalıyız. Kapitalizm ne bu ne şu sosyalizm biçimine doğru gelişmez. Bunu göstermek için bazı soruları cevaplamalıyız.
O halde şu soruyu soralım: Toplumun, Marksistlerin resmettiği gibi olduğu doğru mudur? Toplumun daha fazla gelişmesi veya gelişmesi gerektiği veyahut muhtemelen bile olsa gelişebileceği doğru mudur? Kapitalistlerin sonunda tek bir devasa kapitalist kalana kadar birbirlerini yiyip bitireceği doğru mudur? Doğru mudur? yada sadece bir kapitalist mi olmalıdır? Orta sınıfların kaybolduğu, proleterleşmenin istisnasız hızla arttığı ve bu sürecin sonunun öngörülebileceği doğru mudur? İşsizliğin gittikçe daha kötü hale geldiği ve bu nedenle bu tür koşulların var olmaya devam edemeyeceği doğru mudur? Dışlanmış olanın üzerinde ruhsal bir etki mi vardır ki böylelikle, doğal bir ihtiyaçla ayağa kalkması, isyan etmesi, devrimciye dönüşmesi gereksin? Son olarak, krizlerin giderek daha kapsayıcı ve yıkıcı hale dönüştüğü doğru mudur? Kapitalizmin üretken kapasitesi kendisini aşacak mıdır ve bu yüzden de sözde sosyalizme mi dönüşecektir?
Tüm bunlar doğru mudur? Tüm bu uyarı, tehdit, kehanet ve karmaşık gözlemler hususunda gerçekten durum nedir?
Şimdi sormamız gereken sorular bunlar ve biz de, bizler, yani anarşistler başından beri, Marksizm var olduğundan beri hep bunları sorduk. Marksizm var olmadan çok önce gerçek sosyalizm, özellikle en büyük sosyalist Pierre Joseph Proudhon’un sosyalizmi vardı ve sonradan Marksizm ile gölgede bırakıldı, fakat bizler onu hayata döndürüyoruz. Bunlar bizim sorularımızdır ve bu sorular, çok farklı bir perspektiften, revizyonistlerin de yönelttiği sorulardır.

Marksizm’i tanımlarken orada burada temas ettiğimiz bu soruları cevaplandırıp kapitalizmin şu ana kadar özellikle Marksizm’in zaman-ideolojik [zeit-ideological –çn-] basitleştirmesi ve diyalektik karikatürü ile birlikte – Komünist Manifesto’nun ve Kapital’in ortaya çıkışından beri – izlediği yolu ve koşullarımızın gerçek resmini karşılaştırdıktan sonra bizim sosyalizmimizin ve sosyalizme giden yolumuzun ne olduğunu söylemeye artık geçebiliriz. Sosyalizm – bunun derhal söylenmesine izin verin ve Marksistler kendi aptal ilerleme teorilerinin sis bulutları havada kaldığı müddetçe bunu duymalıdır – kendi olasılığı için herhangi bir teknoloji biçimine ve ihtiyaçların tatminine bel bağlamaz. Yeterince insan isterse sosyalizm her zaman mümkündür. Fakat o, mevcut teknoloji seviyesine, sosyalizmi başlatan insan sayısına ve bu insanların geçmişten tevarüs ettikleri veya katkıda bulundukları araçlara bağlı olarak – hiçbir şey yoktan var olmaz – her zaman farklı görünecek, farklı başlayacak ve farklı ilerleyecektir. Buna göre, yukarıda da söylendiği üzere, burada ne bir ideal tanımı ne de bir Ütopya tasviri verilecektir. Öncelikle, koşullarımızı ve ruhsal mizacımızı daha açık bir biçimde incelemeliyiz. Ancak ondan sonra ne tür bir sosyalizme çağrıldığımızı, ne tür insana konuştuğumuzu söyleyebiliriz. Sosyalizm, hey siz Marksistler, her zaman ve herhangi bir teknoloji türü ile mümkündür. Doğru insanlar için her zaman çok ilkel teknoloji ile bile mümkündür. Öte yandan müthiş gelişmiş bir makine teknolojisi ile bile sosyalizm yanlış grup için her zaman imkânsızdır. Sosyalizmi getirmesi gereken hiçbir gelişme bilmiyoruz. Doğa yasası gereği bu tür bir zorunluluk hiç bilmiyoruz. Şimdi bu yüzden, Marksizm kadar çiçeklenmiş bizim zamanlarımızın ve bizim kapitalizmimizin asla sizin söylediğiniz gibi olmadığını göstereceğiz. Kapitalizm ille de sosyalizme dönüşmez. Yok olmak zorunda değildir. Sosyalizm ille de gelecek değildir, Marksizm’in kapital-devlet-proleterya-sosyalizmi de gelmek zorunda değildir ve bu o kadar da kötü değildir. İşin aslı, hiçbir sosyalizm gelmeli değildir – ki bu şimdi gösterilecektir.
Gerçi sosyalizm gelebilir ve gelmelidir – eğer biz onu istersek, eğer biz onu yaratırsak – ki bu da gösterilecektir.
Çev: Nesrin Aytekin

https://itaatsiz.org/?p=5519
submitted by karanotlar to u/karanotlar [link] [comments]


2020.04.18 13:38 kadirsel10 Şirket Kuruluşu

Şirket kuruluşu adımları nasıldır. Hangi tür şirketi kurmalıyım? Şirket türlerinin avantajları dezavantajları nedir? Vergi yönünden hangi şirket türü daha avantajlıdır? Çok ortaklı şirketler nasıl sağlıklı bir şekilde kurulur?
Bu ve bunun gibi pek çok soru çoğu iş insanının cevap bulmaya çalıştığı problemlerdir. Gelin şirketler hukuku ve uygulamalarında uzman kadromuzla, sorularınıza beraber cevap bulalım. İş hayatının en önemli adımlarından birini beraber atalım.

Şirket Kuruluşu İçin Yol Haritanız

“Bir iş fikrim var ama şirket nasıl kurulur, kuruluş işlemleri ne kadar sürer, kuruluş masrafları ne kadar tutar, hangi türde şirket kurmalıyım?” vb. sorularınıza ve şirket kurmayı planlayan girişimcilerin bilmesi gereken bazı temel konular şirket kuruluş işlemlerinin temel süreçlerini oluşturmaktadır.
Türkiye’de yaygın olarak faaliyet gösteren şirket türlerini;
Olarak sıralayabiliriz. Bu sayılanların dışında Komandit, Kollektif gibi şirket türleri de mevcut olmakla birlikte bu şirket türleri diğer şirket türlerine oranla daha az rastlanan şirket türleridir.
Şahıs Şirketi, Limited Şirket ve Anonim Şirket arasında getirdiği sorumluluklar, vergisel avantajlar, kuruluş ve aylık maliyetler gibi konular değişkenlik göstermektedir.
Şahıs Şirketi (İşletmesi)
Şahıs şirketi kuruluşunda herhangi bir sermaye şartı bulunmamaktadır. Kuruluş maliyetleri limited şirkete ve anonim şirkete göre daha düşüktür. Şahıs şirketlerini kurmak ve kapatmak için daha az zaman ve emek harcanmakta olup süreç de oldukça kısadır.
Ancak şahıs şirketinde kamu borçlarından şirket sahibi tüm mal varlığıyla sorumludur. Ayrıca şahıs şirketlerinde anonim ve limited şirkette olduğu gibi %22’lik sabit bir vergi oranı yerine %15 ile başlayıp %40’a kadar çıkan gelir vergisi oranları uygulanmaktadır.
Şahıs şirketi 750.-TL ile 1.000.-TL arasında bir maliyet ile kurulabilir. Noterde yapılan imza beyannamesi, vekalet, kaşe vb. masraflar da bu tutara dahildir.
Limited Şirketler
Limited şirket kurulurken 10.000.-TL sermaye taahhüdü şartı bulunmaktadır ve bu sermayenin şirket kuruluşundan itibaren 24 ay içinde ödenmesi gerekmektedir. Şirketi kurarken herhangi bir bankaya sermayenin %25’ini bloke etme şartı kalkmıştır.
Limited şirketi tek ortaklı olarak kurmak mümkündür. Ortak sayısı en fazla 50’ye kadar çıkabilmektedir. Limited şirketin kanunu temsilcileri kamu borçlarının tamamından sorumlu iken, temsil yetkisi olmayan ortaklar ise kamu borçlarından sermaye payları oranında sorumludur. Ayrıca limited şirketlerde ortakların hisse devri işlemleri anonim şirketlere göre daha karmaşık ve maliyetlidir. Limited şirketler hisse devri için noterden yapılacak resmi devir işlemlerine ve ticaret siciline tescile tabidir. Bu hususta belirtildiği üzere belirli bir maliyete tabidir.
Limited şirketler kurulduğu ile, konulan sermayeye, yetki ve temsil verilecek kişi sayısı gibi değişkenlere bağlı olmak üzere genellikle 3.000.-TL ile 5.000.-TL arasında bir maliyet ile kurulmaktadır. Söz konusu masraflara noter ücretleri, oda masrafları, danışmanlık ücretleri dahildir.
Anonim Şirketler
Anonim şirketlerin kuruluşunda sermaye taahhüdünün en az 50.000.-TL olması ve limited şirket kuruluşundan farklı olarak taahhüt edilen semayenin ¼’ünün şirket kuruluşundan önce bankada bloke ettirilmesi gerekmektedir. Ancak şirketiniz tescil edildikten sonra bu blokeyi kaldırabilirsiniz. Limited şirketlerde olduğu gibi anonim şirketlerde de taahhüt edilen sermayenin 24 ay içinde ödenmesi gerekmektedir.
Anonim şirketler de tek ortakla kurulabilmekte ve ortak sayısı en fazla 500’e kadar çıkabilmektedir. 500 üzeri ortak ancak anonim şirket halka açık ise olabilmektedir. Anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi ortakları şirketin kamu borçlarının tamamından sorumlu iken, yönetim kurulu üyesi olmayan ortakların kamu borçlarından herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır.
Hisse devir işlemleri kişiler arasında yapılabilir. Devir işlemleri için noter işlemleri ve ticaret siciline tescil işlemine gerek olmadığından, hisse devri limited şirkete göre daha hızlı, kolay ve maliyetsizdir.
Anonim şirketler kurulduğu ile, konulan sermayeye, yetki ve temsil verilecek kişi sayısı gibi değişkenlere bağlı olmak üzere genellikle asgari koşullar altında 5.000.-TL’den başlayan bir maliyet ile kurulmaktadır. Yanı sıra 12.500.-TL meblağın bankada sermaye olarak şirket kurulum işlemleri tamamlanana kadar tutulması gerekmektedir. Söz konusu masraflara noter ücretleri, oda masrafları, danışmanlık ücretleri dahildir.
Kuracağınız şirketin türünü belirlerken yukarıda ana hatlarıyla belirttiğimiz farklılıkları mutlaka göz önünde bulundurmanız ve durumunuza uygun şirket türünü doğru belirlemeniz şirketinizin geleceği için oldukça büyük bir önem arz etmektedir.
Şirket kuruluşu konusunda uzman ve tecrübeli kadrosu ile Doğan Mali Müşavirlik olarak şirket kuruluşuna yönelik verdiğimiz danışmanlık ve şirket kuruluş süreçlerinin yönetimi ve takibi ile iş hayatına atacağınız bu önemli ilk adımda yanınızdayız.
Saygılarımızla.
submitted by kadirsel10 to u/kadirsel10 [link] [comments]


2019.11.28 09:34 okyanushukuk Youtube İçerik Şikayeti Yapma

Sosyal medya araçlarında yayınlanan içerikler için belli başlı mekanizmalar devreye giriyor. Şöyle ki hukuka aykırı olan paylaşımlar için şikayette bulunmak mümkün. En başta ise sosyal medya aracının iç mekanizmasından harekete geçilebilir. Örneğin Youtube içerik şikayeti için ayrı bir alana yer vermektedir. Böylece;
Telif hakları, gizlilik ve genel hükümler mevcut durumda. Tüm bu paylaşımlar kullanıcılar için önemli. Çünkü kullanıcıların belli başlı hakları ifade edilmektedir. Ve de bu hakların ihlaline bağlı olarak yaptırımlara geçilir. Örneğin içeriğin uygunsuz olması, kaldırılmasına etki eder. Bunun için de kullanıcıların şikayetleri dikkate alınır. Devamında kullanıcıların internet hukukuna dahi başvurmaları sağlanır.

Youtube İçeriği Nasıl Kaldırılır?

Youtube önde gelen sosyal medya araçlarından bir tanesidir. Binlerce videoya yer veren Youtube, zaman zaman hatalı paylaşımların adresi oluyor. Temelde de hukuka aykırılık dikkate alınır ve Youtube içerik şikayeti devreye girer. Şikayetler sayesinde içeriklerin kaldırılması mümkün olacaktır. Bunun için;
-Aracılar; Başta içeriği sunan aracılar ile iletişime geçilebilir. İçeriğin uygunsuz olduğunu ifade edebilirsiniz. Hukuk yoluna geçmeden önce bu yönde ilerlemeniz faydalı olacaktır. Aracılar ile iletişime geçilebilir ve içeriklerin kaldırılması sağlanabilir.
-Mahkeme; Aracılardan sonuç alamayanlar beraberinde hukuk yolunu tercih etmektedir. Şikayetlere rağmen silinmeyen içerikler için mahkemeye başvurulabilir. Sulh Ceza Hakimliği bu alanda ki davalara bakmakta. Ve de davaların en kısa sürede sonuçlanması sağlanmaktadır.

Youtube Telif Hakkı Nasıl Bildirilir?

Youtube içerik şikayeti adına 2 ayrı alana yer vermekte. Bunlardan ilki telif hakkı olarak karşınıza çıkacaktır. Beraberinde de gizlilik ihlaline yönelik ayrı bir şikayet formuna sahiptir. İlk başta telif hakları dikkate alınabilir ve bildirime geçilebilir. Örneğin telif hakkı ihlali bildirimi için;
Gizlilik, telif hakkı ve de ticari marka ihlalleri de beraberinde gelmektedir. Hatta yasal sorunlara bağlı olarak şikayet bildirmek mümkün. Bu yolla sonuç almanız uzun sürmez. Youtube iç mekanizması son derece hızlı. Görüşler ve de şikayetler anında dikkate alınır. Devamında ise içeriklerin engellenmesi ya da uygun hale getirilmesi sağlanır.

Youtube Gizlilik Şikayeti Nedir?

Gizliliğin ihlaline özel olarak ayrı bir şikayet sürecine de yer verilmiştir. Bu süreci takip ederken sorulan sorulara net bir şeklde cevap vermeniz gerekir. Mesela ilk başta tacizin söz konusu olup olmadığı dikkate alınır. Beraberinde de videoyu yükleyen kişiye ulaşmanız için ayrı bir form açılacaktır.
Gizlilik adımlarını takip edenler kısa süre içerisinde şikayetlerini bildirebilir. Böylece uygunsuz içeriklerin kaldırılması kısa sürecektir. Ya da videoların uygun hale gelmesi sağlanır. YouTube bu konuda tüm önlemlerini almıştır. Yine de şikayetlerden sonuç alamayanlar için hukuk yolu da açılmaktadır.

Youtube İçerikleri Nasıl Kaldırılır?

Sosyal medya araçlarına da dava açılabilir. Mesela kişilik haklarını ihlal eden paylaşımlarda bulunan araçlar şikayet edilebilir. Kamu yararına ve de unutulma hakkına bağlı olarak içeriklerin silinmesi mümkün. Yani hukuk yoluna başvurmak için belli başlı şartlara uygun olmak gerekir. Bu şekilde dilekçe hazırlanabilir ve Sulh Ceza Hakimliğine başvurulabilir. Bu şekilde;
submitted by okyanushukuk to u/okyanushukuk [link] [comments]


2019.07.10 21:51 dayfordie1 özel güvenlik haber

Özel güvenlik görevlisi olmak isteyen kişilerin en çok merak ettiği konu özel güvenlik nedir konusudur. İnsanlar bu mesleği icra etmek istemekte ve araştırmaktadırlar. Çalışma saatleri, görev ve yetkileri ve çalıştıkları alanlar merak edilmektedir. Özel güvenlik görevlileri onaylı kurslara katılmak ve bu kurslarda eğitim almak zorundadırlar. Kursu başarı ile bitiren kursiyere özel güvenlik sertifikası verilmektedir. Özel güvenlik kurslarına katılmak için belirli şartları taşıyor olmanız gerekir. Yaş, boy, sağlık, eğitim durumu gibi konulardaki bazı şartlar kursa kayıt yaptırmak isteyen kişilerde aranmaktadır. Bu şartları yerine getirerek kursta eğitim almaya hak kazanırlar. Daha sonra aldıkları sertifika ile ÖGG Dairesi Başkanlığı tarafından yapılan sınava girmeye hak kazanılır. Bu sınavda başarılı olan kişiler ise özel güvenlik kimlik kartı sahibi olarak çalışmaya hak kazanırlar. Buraya kadar açıklanan kısım özel güvenlik nedir sorusuna cevap vermekten çok nasıl özel güvenlik olabileceğinize dair bilgilendirme idi. Özel güvenlik kimlik kartı sahibi kişiler hem kamu kurum ve kuruluşlarında hem de özel sektörde çalışabilmektedir. Özel güvenlik görevlileri çalıştıkları bölgedeki can ve mal güvenliğinden sorumlu olarak çalışmaktadırlar. Alışveriş merkezleri, konser alanları, stadyumlar ve bankalar genellikle yoğun olarak görev yaptıkları alanlardır. Buradaki güvenlikten özel güvenlik görevlileri sorumludurlar. Özel güvenlik görevlileri üniforma ile çalışmak zorundadırlar. Ayrıca kimlik kartları da görünür vaziyette olmalıdır. Özel güvenlik görevlileri kişisel koruma hizmeti de verebilmektedir. Bu gibi durumlarda sadece tek bir kişinin ya da bir grubun güvenliğinden sorumlu olurlar. Özel güvenlik Çalışma Saatleri ve Yetkileri
Özel güvenlik görevlileri ile alakalı merak edilen bir diğer konu ise bu işi yapanların kaç saat çalıştıkları ve yetkilerinin neler olduğu konusudur. Bu konuda özel güvenlik nedir konusunun içerisinde detaylıca anlatılmalıdır. Özel güvenlik görevlileri de iş kanununa bağlı olarak haftada en fazla 45 saat çalıştırılabilmektedir. Yine aynı kanuna bağlı kalınarak bu kişiler günde en fazla 11 saat çalışmaktadır. Haftada 24 saat kesintisiz olmak kaydıyla izinlerini de kullanabilmektedirler. İstisnai bir durum olarak özel güvenlik görevlilerinin gece mesaisi 7,5 saat ile sınırlandırılmamıştır. Gece mesaisindeki bir özel güvenlik görevlisi 11 saat mesai yapabilir. Özel güvenlik görevlileri görev alanlarında kimlik kontrolü ve üst araması yapabilirler. Kaybedilen eşyaları emanete alabilirler. İnsanları duyarlı cihazlardan geçirme yetkileri vardır. Yakalama emri olan bir kişiyi yakalayarak kolluk kuvvetlerine teslim edebilirler. Üst arama işlemini elle yapamazlar. Silah taşıyabilirler. özel güvenlik haber
submitted by dayfordie1 to u/dayfordie1 [link] [comments]


2018.06.26 02:49 MatrixAiTurkey Matrix AI Network: Masternode ve Yatırım Getirisi (ROI) Nedir? by Steven Shillberg

Matrix AI Network topluluğunun aktif bir üyesi olarak, insanların masternode, ödülleri ve masternode seçimi için uygun olma gereksinimleriyle ilgili birçok sorunun olduğunun farkına vardık. Bu yüzden, her bir masternode ile ilgili soruyla ilgili olarak topluluğun bahsetmesi için bir çeşit derleme hazırladık. Bu makalenin amacı tamamen eğitimdir; bu yüzden kendimi çoğunlukla gerçeklerle sınırlayacağım. Öncelikle hangi tür masternode lar olduğunu, bir masternode tutmanın gerekliliğini, ödüllerin yerinde olduğunu ve nihayi donanım gereksinimlerini açıklayacağız. Bir şeyi unutmuşsak lütfen bize haber veriniz.
Masternode türleri nelerdir?
Şu anda amaçlanan iki tip vardır: biri madencilik masternode ve diğeri doğrulama masternode. Eğer finansal olarak bunu karşılayabilirseniz, kesinlikle 100.000 lik node u alın! Diğer düğümlerde (node) mevcuttur ve aşağıdaki makalede açıklanacaktır. Yatırım açısından bakıldığında, sadece kişi kendi masternode u için endişelenir.
Madencilik Masternode (Mining Masternode):
Bir madencilik masternode 10k MAN bir depozito gerektirir ve donanımınızın 1000 TPS’yi çalıştıracak işlem gücüne sahip olmasını gerektirir.
Doğrulama Masternode (Verification Masternode):
Bir doğrulama masternode 100k MAN depozito gerektirir ve donanımınızın 2.000 TPS’yi çalıştıracak işlem gücüne sahip olmasını gerektirir.
Temsilci Süpernodları (Delegate Supernodes):
Son olarak, delegasyon düğümü olarak da adlandırılan ve sadece MATRIX ağında 21 adet olacak özel bir node türü vardır. Bunlar işlem prosesine yönelik aracılardır. Ağın merkezsiz kalmasını sağlamak için, bu süpernodlar verilen her bir periyot için rastgele seçilecektir, şu an bu süre yaklaşık 10 dakikadır. Temsilci nodu olarak seçilebilmek için, node un seçim sürecine katılmadan önce bir miktar depozito vermesi gerekir. Özünde, daha fazla MAN, seçim olasılığını daha yüksek tutar. Bu nodların rastgele seçilmesi, bir temsilci olarak seçilme olasılığının yeterince düşük olmasını ve böylelikle ağın merkezileşmesini önler.
MAN ağının ayrıca Yapay Zeka hizmet nodları ve Aracı nodlar olarak adlandırılan iki tip düğüm de çalıştırdığını unutmayın.Her ikisi de depozit gerektirmez ve sadece güç çıkışı ve işlem gücünün dağıtımını sağlar. Son olarak, Dark Guardian (Karanlık Gardiyan) nodu denen bir şey var — ki bu MATRIX kurumu tarafından konuşlandırılıyor. Dark Guardian’ın rolü gönüllü bir katkıdır, ancak hileli eylemleri bildirirken, Dark Guardian kurum tarafından ödüllendirilebilir. Bu Dark Guardian nodunun ilgili kodları daha sonra yayınlanacaktır.
Bir masternode tutarak hangi ödülleri alacağım?
Dağıtım modeli
Yatırım Getirisini (ROI) hesaplamak isteyenler için, ödül tahmini aşağıdaki modele dayanmaktadır. Ancak ileride bununla ilgili ayarlamalar yapılabilir.
Mevcut tüm tokenlerin (1 milyar token) % 40'ı madencilik ve destek operasyonları için ayrılmıştır. Bu 400 milyon token anlamına geliyor. Bu 400 milyon token aşağıdaki yüzdelere göre ödenecektir:
· + -% 25 madencilere dağıtılacaktır (toplam 100 milyontoken) · + -% 20 doğrulayıcılara dağıtılacaktır (toplam 80 milyon token) · + -% 50 si AI hesaplamaları için MCMC algoritması kullanan işletim gücü tedarikçilerine dağıtılacaktır (toplam 200 milyon jeton)
Kalan % 5'lik kısmı MATRIX topluluğu için ayrılmıştır ve topluluk oylarına göre dağıtılmıştır (toplam 20 milyon token). Bunun şu andaki dağıtım modeli olduğuna dikkat ediniz. MATRIX anket yoluyla topluluk arasında fikir birliğini kontrol edecektir. Bir dağıtım önerisi her 6 ayda bir paylaşılacak, eğer uzlaşma sağlanamazsa yukarıda belirtilen dağıtım modeli geçerli kalacaktır.
Madencilik ödülleri
Dağıtım modeline göre, madencilik masternoduna 100 milyon tokenin ayrılacağını varsayabiliriz. Her bir masternode, çevrimiçi olarak yeterince uzun süre online olduğu sürece, belirli bir aralık için ortalama madencilik ödüllerinin %10'unu alacaktır. Kalan % 90, bilgi işlem gücüne göre dağıtılacaktır. Kurulumunuz daha sonra başkalarıyla rekabet edecek ve buna göre derecelendirilecektir.
1) Servis saatleri
2) Mevduatlar
3) TPS (saniyede yapılan işlem sayısı)
Daha fazla AI (yapay zeka) ve CPU bilgi işlem gücü tutmak doğal olarak daha yüksek ödüller anlamına gelir. Asıl ödül, başlangıçta mainnet henüz kurulmadığı için yüksek hacimli görevler olmayacağından muhtemelen düşük olacaktır. MATRIX, ilk önce bir kamu hizmeti sunan hesaplama görevleri sınıfı başlattı, bunların ödülleri değil, onur değeri olacaktır. Gerçek görevler atandığında ve tamamlandığında, sistem otomatik olarak hatırı sayılır ödüller verecektir.
Doğrulayıcı ödülleri
Doğrulayıcılar 80 milyon rezerve tokenin 1/8'ini alırlar, geri kalan 7/8'lik kısım ise 11 delege doğrulayıcı node arasında eşit olarak dağıtılır.
Özetlemek gerekirse, şimdilik sadece ödül dağıtım modeli biliniyor. Gerçek madencilik ödüllerine ait bilgiler, şu anda bilinmiyor ve mainnet lansmanına yakın ekip tarafından oluşturulacaktır.
Testnet lansmanı Eylül 2018'de olacak fakat bu sırada ödüller dağıtılmayacaktır. Bu Testnet süreci sadece — isminden de anlaşılacağı gibi — test için kullanılacaktır. Mainnet açılış lansmanı aynı yıl Aralık ayında gerçekleşecek ve platform, tam mainnet sürümüne başladığında ödüller dağıtılacaktır.
Bir masternode çalıştırabilecek miyim?
Daha önce belirtildiği gibi, kurulumunuz sırasıyla 1.000 veya 2000 TPS verim sağlayabilmelidir. Bunun yanı sıra, kurulumunuz Uzaktan Prosedür Çağrısı’nı (RPC) desteklemelidir — bunu bilmeyenler için temelde başka bir bilgisayarda bir kod parçasının çalıştırılmasına izin veren bir protokol olduğunu belirtmekte fayda var. Önemli değil, bir masternode’nun asıl kurulumu şimdilik bu makalenin kapsamı dışındadır. Sadece bunun hakkında şu anda endişelenmeniz gereken bir şey olmadığını söyleyebiliriz.
MATRIX 1KTPS elde etmek için DELLR730 sunucu kurulumunu kullandı. Şimdi çoğunuz hala merak edebilir: “Evde kurulumumda bir masternode çalıştırabilecek miyim? “Bu sadece kendiniz için cevap verebileceğiniz bir sorudur. Kurulumunuzu DELLR730 teknik özelliklerine göre karşılaştırın — bunun oldukça üst düzey bir sunucu olduğunu unutmayın. Yakın gelecekte eğer masternode çalıştırabileceğinizden eminseniz her zaman satın alabilir yada sizin için masternode çalıştırabilecek bir VPS kiralayabilirsiniz.
Kısa Bilgi: MATRIX’in ayrıca, biraz daha uygun fiyatlı alternatif olabilecek kendi donanım madenciliği teknolojisi üzerinde çalıştığını lütfen unutmayınız. Daha fazla bilgi için bizi izlemeye devam edin!
Kapanış sözü
Bu makale temel olarak bir topluluk hizmeti olarak yazılmıştır ve Matrix AI Network projesi ile ilgili bir çok kişinin ilki olacaktır, kaliteli içerik sağlamak için her türlü geri bildirimi memnuniyetle karşılayacağız. Aşağıda bir yorum bırakmaya çekinmeyiniz. Herhangi bir sorunuz varsa, bunlara elimizden geldiğince cevap vermeye çalışacağız. Gelecekte yardımcı olabileceğimiz herhangi bir bilgi boşluğu varsa bizimle iletişime geçmekten çekinmeyiniz, Şimdiden teşekkürler!
Steven Shillberg, Dutch Community Manager Matrix AI Network
Çeviri: Matrix AI Network Turkey
blockchain matrixainetworkturkey matrixainetwork masternode blockchainteknoloji artificialintelligence MATRIX kriptopara yapayzeka
mining madencilik
Kaynaklar:
MatrixAINetwork/MatrixHowTo MatrixHowTo - Various howtos and base info for Matrix CryptoCurrency. Masternode, mining, exchanges, nodes and such.github.comMatrixAINetwork/WEEKLY-Q-As WEEKLY-Q-As - questions from Matrix community and answers from Matrix expertsgithub.comMatrixAINetwork/WEEKLY-Q-As WEEKLY-Q-As - questions from Matrix community and answers from Matrix expertsgithub.comMatrixAINetwork/WEEKLY-Q-As WEEKLY-Q-As - questions from Matrix community and answers from Matrix expertsgithub.com
submitted by MatrixAiTurkey to u/MatrixAiTurkey [link] [comments]